Enfâl Sûresi 33. Âyet
Medine · Cüz 9 · Sayfa 180
وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمۡ وَأَنتَ فِيهِمۡۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمۡ وَهُمۡ يَسۡتَغۡفِرُونَ ٣٣
Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فٖيهِمْ Halbuki -ya Muhammeds en onların içinde iken Allah onları ta’zib edecek değil idi -sen onlar için aynı rahmet idin, senin bulunduğun yere azab inmek ıhtımali yoktu وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ ve onlar istiğfar ederlerken veya edeceklerken de Allah onları ta’zib etmezdi.- Ya’ni sen içlerinden çıksan bile onlar istiğfar ettikleri takdirde veya içlerinden istiğfar edib iymana gelenler veya gelecekler varken onlara öyle köklerini kazıyacak bira azâbı istisal vermezdi. Netekim hiç bir kavm, Peygamberleri içlerinden alınmadan azâbı istisal ile ta’zib olunamamıştır. İyiler içinde de kötüler zuhur edib zalimler ileri gitmeğe başladığı zaman zulm-ü ısyanın şeâmetiyle gelecek olan fitnenin zararı iyilere de isabet ettiği gibi, kötüler içinde fevkalâde iyiler zuhur etmeğe başladığı zaman da velesve az olsun o iyilerin yüzü suyu hurmetine o kötülerin mustahıkk oldukları umumî azâb da afiv veya te’hir olunur. Kötüler calibi azâb olduğu gibi iyiler de calibi rahmettir.
Hasılı o zaman o kâfirlerin başlarına taş yağdırılmaması veya diğer bir azabı elîm ile istisal olunmamaları onların ona mustahıkk olmamalarından değil, Allah tealânın Resulüne ve istiğfari melhuz olanlara fadlı azîminden ve içlerinde Peygamber varken veya istiğfar eden veya edecek olanlar bulunurken azâb etmek istemesinden idi