AyetSûreler

En'âm Sûresi 68. Âyet

Mekke · Cüz 7 · Sayfa 135

وَإِذَا رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيۡرِهِۦۚ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَلَا تَقۡعُدۡ بَعۡدَ ٱلذِّكۡرَىٰ مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ ۝٦٨

Âyetlerimiz hakkında münasebetsizliğe dalanları gördüğün zaman hemen onlardan uzaklaş ki, ondan başka söze dalsınlar. Eğer şeytan bunu sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk, o zalimler topluluğuyla oturma

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذٖينَ يَخُوضُونَ فٖٓى اٰيَاتِنَا – HAVD, eğlence tarzında ve aşırı derecede dalmak demektir. Sûrei «nisa» da geçen «وَقَدْ نَزَّلَ عَلَيْكُمْ فِى الْكِتَابِ اَنْ اِذَا سَمِعْتُمْ اٰيَاتِ اللّٰهِ يُكْفَرُ بِهَا وَيُسْتَهْزَأُ بِهَا فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا فٖى حَدٖيثٍ غَيْرِهٖ» âyeti de (bak) bunun tefsiri olduğundan hıtabın hıtabı amm olduğunu, havdın ve i’razın ma’nâlarını vazıhan göstermiştir. Binaenaleyh ba’zı Haşviyyenin tevehhüm ettiği gibi bundan ilâhiyyat mesailinde ta’mik-u tetebbuun, istidlâl ve münazaranın âyâtullaha dalmaktır diye hurmetini istinbata kalkışmamalı, ancak delil ile uğraşırken medlûlden tegafül edecek derecede dalgınlığa da düşmemelidir. Hasılı: Ve ey mü’min, hadlerini bilmiyerek âyetlerimize dalıb eğlenenleri, ta’ne girişenleri, küfr-ü istihzaya kalkışanları gördüğün vakit -ki Mekkede Kureyş müşrikleri böyle yapıyorlardı- فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ Onlardan çekil, yanlarından oturma وَاِمَّا يُنْسِيَنَّكَ – İbni âmir kıraetinde tef’ilden «يُنَسِّيَنَّكَ» الشَّيْطَانُ şayed Şeytan sana unutturursas eni işgal eder, bu nehyi unutmânâ sebeb olursa -ki bu ihtimal, hıtabın her mü’mine amm olması haysiyyetiyledir. فَلَا تَقْعُدْ بَعْدَ الذِّكْرٰى مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمٖينَ Hatırladıktan sonra o zalimler güruhiyle beraber oturma.- Zalimîn ta’bir olunması havd mefhumunda haddini tecavüz ma’nâsı bulunduğunu iş’ar ve illeti nehyi ta’mim ile alel’umum zalimlerle beraber oturmanın dahi menhi olduğunu tasrihtir.