En'âm Sûresi 65. Âyet
Mekke · Cüz 7 · Sayfa 135
قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابࣰا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُلِكُمۡ أَوۡ يَلۡبِسَكُمۡ شِيَعࣰا وَيُذِيقَ بَعۡضَكُم بَأۡسَ بَعۡضٍۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَفۡقَهُونَ ٦٥
De ki: "O’nun üstünüzden ve ayaklarınızın altından azab göndermeye, yahut sizi fırkalara ayırıp kiminizin kiminize hıncını tattırmaya gücü yeter". Bak, âyetlerimizi nasıl inceden inceye açıklıyoruz ki, onlar iyice anlasınlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قُلْ هُوَ الْقَادِرُ عَلٰٓى اَنْ يَبْعَثَ عَلَيْكُمْ عَذَابًا مِنْ فَوْقِكُمْ اَوْ مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ de ki: o Allah size fevkınızdan veya ayakl arınızın altından bir azab göndermeğef evkten azab, yıldırım düşmek, taş yağmak, tufan olmak gibi âfâtı Semaviyye, ayakların altından azab da zelzele olmak, hasf: ya’ni yer göçmek, su ve ateş çıkmak gibi âfâtı Arzıyye hakkında zâhirdir. İbni Abbas Hazretleri «مِنْ فَوْقِكُمْ» vülâti cevr, «مِنْ تَحْتِ اَرْجُلِكُمْ» siflei su’ demiştir ki mafevkten azab, mâ tahtten azab demektir. Ba’zı müfessirîn de baştan veya alttan gelen emraz-u masaib ile tefsir etmiştir. Âyet hepsine muhtemildir. اَوْ يَلْبِسَكُمْ شِيَعًا ŞİYA’ şiy’anın cem’i, şiy’a biribirinin arkasından giderek bir emîre veya reise tarafdar olan fırka demektir. -Veya sizi şiy’a şiy’a biribirinize geçirmeğe, ya’ni her biri bir reise tarafdar olmuş ve muhtelif hevâlara ayrılmış muhtelif fırkalara parçalayıb biribirinizle çarpıştırmağa وَيُذٖيقَ بَعْضَكُمْ بَاْسَ بَعْضٍ ve ba’zınıza diğer ba’zınızınk atil ve saire gibi be’s-ü şiddetini acı acı tattırmağa kadirdir. Ve bunlara kadir olan ancak odur. اُنْظُرْ كَيْفَ نُصَرِّفُ الْاٰيَاتِ لَعَلَّهُمْ يَفْقَهُونَ – Bu âyetlerin mazmununda bâlâda geçen ba’zı âyetlerin ma’nâları tasrif olunmuş diğer bir şekl-ü surette ifade edilmiş olduğundan burada bunun hikmeti beyan buyurulmuştur.