AyetSûreler

En'âm Sûresi 53. Âyet

Mekke · Cüz 7 · Sayfa 134

وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعۡضَهُم بِبَعۡضࣲ لِّيَقُولُوٓاْ أَهَـٰٓؤُلَآءِ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنۢ بَيۡنِنَآۗ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِٱلشَّـٰكِرِينَ ۝٥٣

Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördü" desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَكَذٰلِكَ böyle bir fitne ile -ya’ni tardü istihkara şayan zannedilen fukara ve zuafayı iyman ve ıhlas ile memnun ve muazzez etmek gibi bir imtihan iledir ki فَتَنَّا بَعْضَهُمْ بِبَعْضٍ onların bir kısmını diğer kısmile imtihan ettik لِيَقُولُوٓا اَهٰٓؤُلَآءِ مَنَّ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنْ بَيْنِنَا şunları mı Allah aram ızdan minnet-ü in’amına lâyık gördü? desinler diye fitneye düşürdük, birbirlerile mübtelâ kıldı. -Nefsilerine, mevkı-u ıkballerine mağrûr olarak diğerlerini ve alelhusûs düşkün fukarâ ve zuafâ ve kısmını istihkar edenleri bir gün gelir Allah onlarla imtihan eder, kendilerine vermediğini onlara verir, karşılarına çıkarır, gururlarını kırar. O zaman onlar o ni’metlerin esası bir ihsanı ilâhîden ibaret olduğunu Allah tealânın dilediğine dilediğini vermekte bulunduğunu anlıyarak aczi ubudiyyetlerini idrak eder ve hakka teslimi nefs edib tevbekâr olurlarsa bu imtihanda kazanmış olurlar. Fakat kibr-ü gururlarını yenecek yerde büsbütün azıtır ve servetlerimiz veya esâletlerimiz veya zekâlarımız, ilimlerimiz içtimaî mevki’lerimizle bizler dururken Allah böyle düşkün, züğürt, bayağı kimseleri mi bizim önümüze düşürecek veya karşımıza çıkaracak? Böyle şey olmaz diye ehli fazıletin faziletini inkâra ve Allahın takdirine müdahaleye kalkıştılar mı? Bu artık onların imtihanda zayi’ ettikleri, inkılâbı zemanın en derin uçurumlarına yuvarlanmağa başladıkları gündür. Ve işte Allah o mağrurları, zalimleri bu akıbete getirmek için böyle bir fitne ve imtihana düşürmüştür. «كَذٰلِكَ» temsili gösteriyor ki bu imtihanın suveri muhtelifesi bulunmakla beraber başı ve en mühimmi mağrurı ıkbal olanların küfr-ü fiskına ve ittikasızlığına mukabil fukarâ ve zuafâya Allaha iyman ve ıhlas ni’metinin bahş edilmesidir. Ve bu âyet bunu beyan ile «وَلَاتَطْرُدِ فَتَكُونَ مِنَ الظَّالِمٖينَ» nehyinin sirr-ü hikmetini iş’ar buyurmuştur.

Acaba اَلَيْسَ اللّٰهُ بِاَعْلَمَ بِالشَّاكِرٖينَ Allah şakir kullarına onlardan ve herkesten a’lem değil midir? -Ki o mağrur nankörler, o muhlıs müttekılere Allahın in’amını istib’ad ediyor ve onların tardolunmalarını istiyorlar?... Binaenaleyh sakın onları koğma