AyetSûreler

En'âm Sûresi 37. Âyet

Mekke · Cüz 7 · Sayfa 132

وَقَالُواْ لَوۡلَا نُزِّلَ عَلَيۡهِ ءَايَةࣱ مِّن رَّبِّهِۦۚ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ قَادِرٌ عَلَىٰٓ أَن يُنَزِّلَ ءَايَةࣰ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ ۝٣٧

Dediler ki: "Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?" De ki: "Şüphesiz ki Allah, bir mucize indirmeye kâdirdir, fakat çokları bilmezler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَقَالُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ اٰيَةٌ مِنْ رَبِّهٖ ve Ona rabbından bir âyet indirilse ya dediler.- inen âyetleri duymadılar inkâr ettiler de Peygambere kendi gönüllerince bir âyet ve alâmet, bir mu’cize indirilmesini tahkirâmiz dir ı’tiraz suretinde taleb ve temenni ettiler. Ya Muhammed, قُلْ sen de ki اِنَّ اللّٰهَ قَادِرٌ عَلٰٓى اَنْ يُنَزِّلَ اٰيَةً Allah bir âyet, bir alâmet, bam başka bir mu’cize indirmeğe şüphesiz kadirdir. -İndirmezse aczinden değil hikmetindendir. وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ ve lâkin onların ekserîsi bilmezler.- Ilim şanlarından değildir. Âyeti, delil-ü alâmeti fark etmezler, ondan alınması lâzım gelen ılmi alamazlar, ineni anlamadıkları gibi ineceği de anlamazlar, istediklerinin kendilerine müfid ve Peygamber ba’sinden maksud olan hikmeti inzar ve teklife muvafık olub olmıyacağını ve indirilmekte bulunan ve bunca delâili ma’kuleyi ıhtiva eden âyâtı natıkadan istidlâl ve intifa’ edemiyenlerin vakıatı münferideden hiç istidlâl ve intifa’ edemiyeceklerini, delil ve âyetin asıl ehemmiyyeti vâkıatı vukuundan evvel anlatmasında olmak ı’tibariyle taleb olunan vakıatı münferide ve harıkanın bir delil değil, bir medlûl, bir netice, olacağını ve binaenaleyh nefsi vakıanın haddi zatında dağların başa geçmesi gibi bir musıbet-ü belâ olabileceğini ve alelhusus münkirlerin bütün kuvvei ıhtiyariyyelerini selbederek inkârlarını cebrî bir surette kal’-u izale edecek olan bir vakıanın bir âyeti kudretin kendilerini kahr-ü mahvedecek bir musıbeti fi’liyyeden başka bir şey olmayacağını ve bunun ise kendilerine değil ancak sairlerine bir ıbret ve âyet olacağını bilmezler de öyle cahilâne temenniyyatta bulunurlar ve dediklerinin yapılmasını kudreti ilâhiyyeyi inkâra ve âyâtı hakkı tekzibe vesile ittihaz ederler. O Peygamber de ona şöyle bir mu’cize inse ya!... derler dururlar. Gerçi içlerinde bilenler ve hevalarına uyub mahza ınad-ü bağy için böyle diyenler de vardır. Lâkin ekserisi bilmezler. Peygamber ise cahillere, bağilere uymak için değil ı’lâm ve ıhbar ile inzar-ü irşad için gönderilmiştir. Eğer onlar duysalar bilselerdi vakı’da kudretullaha delâlet eden âyâti fi’liyye mi yoktur?. Ey münkirler