En'âm Sûresi 123. Âyet
Mekke · Cüz 8 · Sayfa 143
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا فِي كُلِّ قَرۡيَةٍ أَكَٰبِرَ مُجۡرِمِيهَا لِيَمۡكُرُواْ فِيهَاۖ وَمَا يَمۡكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمۡ وَمَا يَشۡعُرُونَ ١٢٣
Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranın suçluları yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَكَذٰلِكَ Böyle -ya’ni bu sureti tezyin ile amelleri kendilerine tezyin edilen Şeytan ve Şeytan dostu Peygamber düşmanı büyük kâfirler gibi جَعَلْنَا فٖى كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِمٖيهَا her karyede -her köy ve şehirde: Her belde, her memleketted e ekâbiri o karyenin mücrimleri kıldık ki لِيَمْكُرُوا فٖيهَا o karyede mekirler yapsınlar: Hud’alar, hilekârlıklar etsinler وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ halbuki onlar o mekri başkalarına değil ancak kendilerine yapıyorlar.- Başkalarını aldatıyoruz zannediyorlar, halbuki kendilerini aldatıyorlar وَمَا يَشْعُرُونَ da haberleri olmıyor -Bulunduğu ve alelhusus başında bulunduğu memlekette hakka ve o memleketin halkına karşı mekreden, hud’a ve hilekârlıkla entrika çeviren o büyük mücrimler bilmezler ki aldattıkları vatandaşlar, başkaları değil, yine kendileridir. Onların zararları, aldanmaları kendilerinin zararları, aldanmalarıdır. Bilmezler ki halkın zararı, memleketin zararıdır ve memleketin zararı herkesten evvel başında bulunanların zararıdır. Bilmezler ki o memleket sukut edince ilk evvel sukut eden kendileri olacaktır. Bilmezler ki hak tealâ aldanmaz. Hakka mekretmeğe çalışanların o kötü mekirleri «وَلَا يَحٖيقُ الْمَكْرُ السَّيِّىُٔ اِلَّا بِاَهْلِهٖ» mantukunca akıbet kendilerini kuşatır, başlarına patlar. -Bu âyet, Resulullahın zamanı bi’setinde yalnız Mekkenin ve Arabistanın değil, Dünyanın her memleketi böyle fesad ve fenalık içinde bulunduğunu, mücrimlerin, hilekârların yüze çıkıp ileri gelenlerin en hilekâr mücrimlerden ıbâret olduğunu ve bütün bunların mahkûmı sukut ve azab olduklarını beyân ile berâber Mekke müşriklerinin adavetine ve mekr-ü tezviratına karşı tesliye, diğer taraftan âlem şumul olan vazifei risaletinin ehemmiyyetini ıhtar ve her karyenin ekâbirine, bütün Dünyanın zimamdârânı umuruna büyük bir derstir. Bakınız bu ekâbiri mücrimînin kibirlerine, hakka karşı cidallarına, mekirlerine, şuûrsuzluklarına ki bir taraftan «kendilerine bir âyet gelirse her halde iymân edeceklerine» güçleri yettiği kadar yemin ettiler, diğer taraftan