Burûc Sûresi 3. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 590
وَشَاهِدࣲ وَمَشۡهُودࣲ ٣
Şahitlik edene ve edilene andolsun ki
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ ve şâhide ve meşhûde kasem olsun ki - bu şâhid ve meşhûd, huzur ma’nasına şuhuddanda şehadetten de olabilir ve bundan dolayı burada bir çok vecihler söylenmiş ise de en zâhir olan ma’na o gün hazır olup da o Kıyameti gören veya onda şâhidlik edecek olanlarla görülecek ve şehadet edilecek olan hâilelerin ve vukuatın hepsine şâmil olmak üzere her hangi bir şâhid ve meşhûd olmasıdır. Binaenaleyh Allah tealâ bu Dünyanın en yüksek muhitiyle Kıyamet gününe ve onun bütün muhteveyâtına kasem eylemiştir. Bu kasemin cevabı «اِنَّ الَّذٖينَ فَتَنُوا» yâhud «اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ» olup aradakiler mu’terizadır. Çünkü «قُتِلَ» de cevab alâmeti yoktur, zira mazîi müsbet kaseme cevab olunca «لَقَدْ قُتِلَ» gibi «لَام» ve «قَدْ» dahil olmak lâzımdır, ancak kelâm uzandığı zaman «قَدْ اَفْلَحَ مَنْ تَزَكّٰى» gibi birisinin hazfi câiz ola bilirse de kutile de hiç biri yoktur» denilmiş isede ba’zıları burada da kasem uzamış olduğu için «لَقُتِلَ» takdirinde olarak «لام» ın hazf edilmiş olması câiz olacağını söylemişler. Ve ma’na i’tibariyle de bunu yakın bulmuşlardır. Lâkin «لام» ve «قَدْ» ikisinin de hazfi câyi nazar olduğundan asıl cevabın mahzuf olup kutile cümlesinin cevab makamına ikame edilmiş olması daha doğru olacağı da beyan olunmuştur. Sûrenin sevkı küffarın eziyyetlerine karşı mü’minlerin iymanda tesbîti ve mü’minlere eziyyet edenlerin âkıbet ashabı uhdud gibi mel’un ve makhûr olacaklarını anlattığından asıl cevabın mazmunu şu olur: mü’minler kâfirlerden görecekleri mihnet ve ezaya karşı iymanlarında sabr ü sebat etmelidirler. Çünkü mü’minlere eziyyet edenler âkıbet kahrolunacaklardır. Netekim