Ankebût Sûresi 47. Âyet
Mekke · Cüz 21 · Sayfa 402
وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَۚ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيۡنَٰهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ يُؤۡمِنُونَ بِهِۦۖ وَمِنۡ هَـٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤۡمِنُ بِهِۦۚ وَمَا يَجۡحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلۡكَٰفِرُونَ ٤٧
(Resulüm!) İşte sana (önceki kitapları tasdik eden) bu kitabı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan da ona iman eden nice kimseler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler bile bile inkâr eder
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَكَذٰلِكَ Ve işte, böyle - bu güzel, bu bedi’ indiriş tarziyle اَنْزَلْنَآ اِلَيْكَ الْكِتَابَ sana kitab indirdik ya Muhammed فَالَّذٖينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ onun için kendilerine kitab verdiklerimiz - gerek Yehûd ve gerek Nesârâ, Abdullah ibni Selâm gibi hakıkaten kitâbdan istifade etmek nı’metine mazher edilenler يُؤْمِنُونَ بِهٖ ona, o sana indirilen kitaba iyman ediyorlar. وَمِنْ هٰٓؤُلَآءِ şunlardan da - ya’ni Arabdan da مَنْ يُؤْمِنُ بِهٖ ona iyman eden var وَمَا يَجْحَدُ بِاٰيَاتِنَآ اِلَّا الْكَافِرُونَ ve bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr eder - hakkı örtmeğe alışmış, gâvurluğu âdet edinmiş, cehûd kâfirler ki Yehûdî Kâ’b ibni Eşref ve arkadaşları gibi.