AyetSûreler

Ankebût Sûresi 46. Âyet

Mekke · Cüz 21 · Sayfa 402

۞وَلَا تُجَٰدِلُوٓاْ أَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِي هِيَ أَحۡسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡۖ وَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱلَّذِيٓ أُنزِلَ إِلَيۡنَا وَأُنزِلَ إِلَيۡكُمۡ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمۡ وَٰحِدࣱ وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ ۝٤٦

İçlerinden zulmedenleri bir yana, ehli kitapla ancak, en güzel yoldan mücadele edin ve deyin ki: "Bize indirilene de, size indirilene de iman ettik. Bizim ilâhımız da, sizin ilâhınız da birdir ve biz O’na teslim olmuşuzdur

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اَهْلَ الْكِتَابِ Yehûd ve Nesârâ اِلَّا بِالَّتٖى هِىَ اَحْسَنُ ancak en güzel olan mücadele sureti ile başka - meselâ kalabalığa incelikle, sertliğe yumuşaklık ile, öfkeye hazm ile, gevezeliğe nasıhat ile, şiddete vekar ile mukabele ederek delîli hakkı tavzıh ve tebyin etmek gibi. اِلَّا الَّذٖينَ ظَلَمُوا مِنْهُمْ ancak içlerinde zulmedenler başka - kâfi olan delîli kabul etmeyip haksızlıkla ınada, ifrata sapan, meselâ veledi var demekte, yâhud «يَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌ» gibi lâflar söylemekte ısrar ile mükâbere eden zalimler müstesna, zira o vakıt hallerine lâyık vechile müdafaa vacib olur.

Nush iyle yola gelmeyeni etmeli tekdir

Tekdir ile uslanmıyanın hakkı kötektir.

وَقُولُوٓا Ve deyin ki - bununla en güzel mücadelenin nasıl olacağı ta’rif edilmiş oluyor. وَاحِدٌ Birdir: ülûhiyyette şeriki yoktur وَنَحْنُ لَهُ مُسْلِمُونَ biz yalnız ona müslimiz. - Onun birliğine ıhlâs ile teslim olmuş müslimanız. Bu ta’birde onlara bir ta’rız vardır. Zira onlar Ahbar ve Rühbanlarını erbab ittihaz etmişler, bahusus Nesârâ teslîse kail olmuşlardır.