Alak Sûresi 19. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 597
كَلَّا لَا تُطِعۡهُ وَٱسۡجُدۡۤ وَٱقۡتَرِب۩ ١٩
Sakın onu dinleme de (Rabbine) secde et ve yaklaş
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
«SECDE AYETİDİR» كَلَّا Sakın -tahzir üzerine tahzirdir. لَاتُطِعْهُ ona itaat etme -öyle müstağni yalancı, cânî, namazdan nehy eder azgını dinleme, rabbına itaatle okumakta sebat eyle وَاسْجُدْ ve secde etr abbının emrine inkıyad ile oku ve secdeye devam et وَاقْتَرِبْ ve yaklaş -secde ile, namaz ile ve yakınlığa sebeb olan sair ibadet ve ubudiyyet ile kulluk ederek biz rabbına yaklaş. Çünkü hadîsi sahihte de vârid olduğu üzere «اَقْرَبُ مَا يَكُونُ الْعَبْدُ اِلٰى رَبِّهِ وَهُوَ سَاجِدٌ = kulun rabbına en yakın olabileceği hal secde ederkendir». Bir hadîsi kudsîde de «لَا يَزَالُ الْعَبْدُ يَتَقَرَّبُ اِلَىَّ بِالنَّوَافِلِ حَتّٰى اَكُونُ سَمْعَهُ وَ بَصَرَهُ وَ قَلْبَهُ الخ= Kul bana fazla ıbadetlerle mütemadiyen yaklaşır o derece ki nihayet ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, duyduğu kalbi olurum, benimle eşidir, benimle görür, benimle duyar» buyurulmuştur. Burada secde yukarıdaki salât karînesiyle namaz ma’nasına olmak dahi muhtemil ise de hakikati üzere bilhassa kendi ma’nasında olmak daha zâhirdir. Zira «وَاقْتَرِبْ» namaz ve sair envai kurbete şamildir. Secdenin ayrıca tahsıysı «اِقْرَبُ مَا يَكُونُ» hadîsi mucebince ehemmiyetini tansıystir. Çünkü secde bütün yakınlığın esası olan hudu’ ve inkıyadın ekmel suretidir. Sahîhaynde sâbit olduğu üzere aleyhissalâtü vesselâm «اِذَا السَّمَآءُ انْشَقَّتْ» da ve bu Sûrede tilâvet secdesi yapmıştır. Biz de okuyalım, Allahü ekber diyüp secdeye kapanalım ve Allaha peyderpey yakınlığa çalışalım, nihayet dönüş onadır.