Âl-i İmrân Sûresi 79. Âyet
Medine · Cüz 3 · Sayfa 60
مَا كَانَ لِبَشَرٍ أَن يُؤۡتِيَهُ ٱللَّهُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحُكۡمَ وَٱلنُّبُوَّةَ ثُمَّ يَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُواْ عِبَادࣰا لِّي مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن كُونُواْ رَبَّـٰنِيِّـۧنَ بِمَا كُنتُمۡ تُعَلِّمُونَ ٱلۡكِتَٰبَ وَبِمَا كُنتُمۡ تَدۡرُسُونَ ٧٩
İnsanlardan hiçbir kimseye, Allah kendisine kitap, hüküm ve peygamberlik verdikten sonra, kalkıp insanlara: "Allah’ı bırakıp bana kul olun." demesi yakışmaz. Fakat onun: "Öğrettiğiniz ve okuduğunuz kitap gereğince Rabb’e halis kullar olun" (demesi uygundur)
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
Bu açıklama 79–81. âyetleri birlikte ele alır.
Allah bütün Peygamberlerine kitab ve hikmet verirken hepsinin böyle bir ahd-ü misakını almıştır. Bunlar arasında seleften halefe, haleften selefe böyle mütekabil ve şehadeti İlâhiyye tahtında mukarrer bir tasdik muahedesi vardır. Hepsi kendilerini tasdik eden Muhammed Resulullaha iman ve nusrat için Hak tealâya ıkrar vermişlerdir. İlim ve şehadeti hakkın hükmü budur.
Binaenaleyh: ٨٢ فَمَنْ تَوَلّٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَاُولٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Meali Şerifi