AyetSûreler

Âl-i İmrân Sûresi 137. Âyet

Medine · Cüz 4 · Sayfa 67

قَدۡ خَلَتۡ مِن قَبۡلِكُمۡ سُنَنࣱ فَسِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ ۝١٣٧

Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, şeriatler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin, dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

سُنَنٌ burada vekayi ma’nasınadır. Ya’ni ey mü’minler «Uhud» vak’asında küffar, size karşı bir tezahür gösterdise de bundan müteessir olmayınız. Sizden evvel tarihi ümemde böyle nice vekayi’ geçmiştir. Fakat ahseni akıbet müttekîlere kalmıştır. فَسٖيرُوا فِى الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبٖينَ Yer yüzünde seyahat ediniz de basar-ü basırette bakıp, tetkık eyleyiniz, hakkı tekzib edenlerin akıbetleri nasıl olmuş?» -müfessirîn burada ibret için aktarı Arzda sefer edib onun muhtevi olduğu acaibi mahlûkatillahı temaşa etmek, sulehayı ve emakini muazzameyi ziyaret eylemek ve tarih kitabları mütalea etmek caiz olduğuna delâlet vardır. Çünkü bunlar âlemin seyrini ve ümemi sabıka üzerinde cereyan eden mesülâtı marifet için bir yoldur»; diyorlar ki bunda hakk-u batılın cereyanını tahkik ile ibret almak için asâri âtika tetkikatı da dahil olacağı unutulmamak lâzım gelir. Biz de şunu ilâve etmek isteriz ki bu babda «سِيرُوا» emri mücerred izn-ü ibahad fazla lâakal nedb gibi bir hükm ifade eder.