Âl-i İmrân Sûresi 12. Âyet
Medine · Cüz 3 · Sayfa 51
قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُواْ سَتُغۡلَبُونَ وَتُحۡشَرُونَ إِلَىٰ جَهَنَّمَۖ وَبِئۡسَ ٱلۡمِهَادُ ١٢
O inkârcı kâfirlere de ki, siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena bir döşektir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
Bu açıklama 12–13. âyetleri birlikte ele alır.
Bedir muharebesinde Resulullahın Müşriklere galebesini gören Medine Yehudîleri «vallahi işte bu bize Musanın vadettiği ve Tevratta evsafı mezkûr olan nebiyyi ümmî» demişler ve tabi’ olmak arzusunu göstermişlerdi içlerinden bazıları «acele etmeyiniz bakalım bir vak’a daha görelim» demiş, Uhud vak’ası olunca tereddüde düşmüşler halbuki o sırada bir müddet için Resulullah ile bir muahedeleri de varmış, nakzı ahdetmişler, bu âyetler nâzil olmuştur. İkinci âyet Bedir muharebesinin nusreti İlâhiyye için nasıl bir misali ibret teşkil ettiğini gösteriyor ki burada «كَمْ مِنْ فِئَةٍ قَلٖيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثٖيرَةً بِاِذْنِ اللّٰهِ» mazmunu islâmda ilk misaliyle ve fîsebilillâh olmak şartiyle tavzıh edilmiş ve surenin cevabı nusret olan noktalarından biri daha gösterilmiştir. Filhakika gazvei Bedir, bil’ahare gerek Yehudîleri ve gerek Necrandan başlıyarak Nesârâyı Arab-u Rumu mağlûb eden muzafferiyatı islâmiyenin de mebdei olmuştur. Ve ahkâmı Kur’ana cidden ittiba’ edenlere bu nusret her zaman mevuddur.
Böyle iken aceba insanlar bundan neye tegâfül eder? ١٤ زُيِّنَ لِلنَّاسِ حُبُّ الشَّهَوَاتِ مِنَ النِّسَآءِ وَالْبَنٖينَ وَالْقَنَاطٖيرِ الْمُقَنْطَرَةِ مِنَ الذَّهَبِ وَالْفِضَّةِ وَالْخَيْلِ الْمُسَوَّمَةِ وَالْاَنْعَامِ وَالْحَرْثِ ذٰلِكَ مَتَاعُ الْحَيٰوةِ الدُّنْياَ وَاللّٰهُ عِنْدَهُ حُسْنُ الْمَاٰبِ
Meali Şerifi