Tevbe Sûresi 11. Âyet
Medine · Cüz 10 · Sayfa 188
فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخۡوَٰنُكُمۡ فِي ٱلدِّينِۗ وَنُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمࣲ يَعۡلَمُونَ ١١
Eğer tevbe ederler, namazı kılarlar, zekatı verirlerse dinde kardeşleriniz olurlar. Biz âyetleri, bilen bir kavme açıklarız
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَاِنْ تَابُوا imdi bunlar tevbe ederler -şirk-ü küfürden ve yaptıkları fenalıklardan vaz geçerler وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتَوُا الزَّكٰوةَ ve namazı ikmae edib zekâtı verirlerse فَاِخْوَانُكُمْ فِى الدّٖينِ o zaman dinde ıhvanınızdırlar.- Lehinızdeki lehlerine ve aleyhinizdeki aleyhlerine olmak üzere hukuk-u vezaifte müsavi olursunuz, binaenaleyh bu takdirde kend ilerine kardeş muamelesi ediniz وَنُفَصِّلُ الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ ve biz bu âyetleri bilecek -ya’ni delâlet ettikleri ahkâmı anlayacak, tanıyacako lan bir kavm için tafsıl ediyoruz. -«قَوْمٌ لَا يَعْلَمُونَ» olanlar değil, ılm-ü hakkı takdir şanından olanlardır ki bu âyetlerden istifade ederler, bu cümle bu âyetlerde münderic ahkâmı iyice teemmül ve hakkını takdir ile muhafazaya tergib için tezyilî bir cümlei mu’terızadır. Ya’ni ey mü’minler siz bu âyetlerdeki tafsılâtın kadrini biliniz, anlayıb amel ediniz, onlar da bilirler, tevbe ve amel edib size kardeş olurlarsa febihâ ne a’lâ