AyetSûreler

Sebe' Sûresi 46. Âyet

Mekke · Cüz 22 · Sayfa 433

۞قُلۡ إِنَّمَآ أَعِظُكُم بِوَٰحِدَةٍۖ أَن تَقُومُواْ لِلَّهِ مَثۡنَىٰ وَفُرَٰدَىٰ ثُمَّ تَتَفَكَّرُواْۚ مَا بِصَاحِبِكُم مِّن جِنَّةٍۚ إِنۡ هُوَ إِلَّا نَذِيرࣱ لَّكُم بَيۡنَ يَدَيۡ عَذَابࣲ شَدِيدࣲ ۝٤٦

De ki: "Size sadece bir tek nasihat edeceğim. Şöyle ki: Allah için ikişer, üçer ve teker teker kalkarsınız, sonra da iyi düşünürsünüz." Arkadaşınızda (peygamberde) delilikten eser yoktur. O, yalnız şiddetli bir azabın önünde, sizi sakındıracak bir peygaberdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

Bu açıklama 46–54. âyetleri birlikte ele alır.

48. اِنَّ رَبّٖى يَقْذِفُ بِالْحَقِّ Hakkı fırlatır, ya’ni kullarından dilediğinin kalbine indirir, yâhud bâtılın tepesine endaht eder de onun beynini parçalar, yâhud âfâka neşreder, bu surette islâmın intişarını va’d olur. Netekim 49. جَآءَ الْحَقُّ hak geldi, ya’ni islâm geldi, şirk muzmahill olacak. 50. قُلْ اِنْ ضَلَلْتُ فَاِنَّمَآ اَضِلُّ عَلٰى نَفْسٖى Bunda Peygamberin de kendi kendine ictihad ile hareket ettiği takdirde hata edebileceğine delâlet vardır. 51. اِذْ فَزِعُوا o telâşa ve dehşete düştükleri vakıt - ölüm veya haşır dehşeti veya «Bedr» telâşesi 52. وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَعٖيدٍ

TENAVÜŞ, tenavül, el atmak, el sunmak demektir.

MEKÂNIBAÎD, ya’ni iymanın faide vereceği teklif zamanı, teklif dünyası geçdikten, azâb gelip çattıktan

sonra iyman, iymanı yeis faidesizdir. 54. شَكٍّ مُرٖيبٍ Reyb veren şekk, ya’ni bir çok kimseleri de şübheye düşürmek isteyen veya kendi içlerini de rahatsız eden işkilli, tühmetli şekk, bütün o zalimlerin, kâfirlerin Âhırette böyle dehşetli azâba yakalanacaklarını va’d eden bu âyetler, gerek Peygamber ve gerek mü’minler için büyük bir müjde ve bütün ıbadullah için bir ni’met olduğu cihetle bunu müteakıb sûrei «Fâtır» ın da hamd ile başlaması ne kadar güzel olmuştur.