Sebe' Sûresi 19. Âyet
Mekke · Cüz 22 · Sayfa 430
فَقَالُواْ رَبَّنَا بَٰعِدۡ بَيۡنَ أَسۡفَارِنَا وَظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَحَادِيثَ وَمَزَّقۡنَٰهُمۡ كُلَّ مُمَزَّقٍۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتࣲ لِّكُلِّ صَبَّارࣲ شَكُورࣲ ١٩
Buna karşı onlar: "Ey Rabbimiz! Seferlerimizin arasını uzaklaştır" dediler ve nefislerine zulmettiler. Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık. Şüphesiz ki bunda çok şükredecek her sabırlı için elbette ibretler vardır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَقَالُوا رَبَّنَا İşte bu ni’mete karşı da onlar küfrederek ya rabbena dediler بَاعِدْ بَيْنَ اَسْفَارِنَا bizim bu seferlerimizin mesafesini uzaklaştır. - Beni İsraîlin hayr olan a’lâyı ednaye değişmek istedikleri gibi bunlar da o ma’muriyyetten bizarlık gösterdiler, onların ortadan kalkıp aralarına uzun mesafelerin, sahraların girmesini istediler. Bunu hakikaten böyle kavlen istemiş olmaları melhuz ise de yaptıkları küfrân ve ısyan ile hâlen istemiş olmaları da zannedilir. Öyle dediler وَظَلَمُوٓا اَنْفُسَهُمْ ve nefislerine zulmettiler, kendilerine yazık ettiler, zira belâlarını aradılar فَجَعَلْنَاهُمْ اَحَادٖيثَ biz de kendilerini uhduselere; efsânelere, masallara çevirdik. Denilir ki ciddî bir süvari iki aydan ziyade ma’mure içinde giderdi ve dört aylık mesafeden ahali yekdiğerinden ateş iktibas edebilirlerdi اه. وَمَزَّقْنَاهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ ve didik didik darmadağınık ettik, Gassân, Şama iltihak etti, Enmar Yesribe, Cüzam Tihâmeye, Ezd, om ana ilh. اِنَّ فٖى ذٰلِكَ Şübhesiz ki bunda - sebein zikr olunan bu kıssasında لَٰايَاتٍ elbette âyetler var, ıbret alacak delâletler var لِكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ çok şükredecek her çok sabırlı için - ya’ni çok şükr edici şekûr olmak için çok sabırlı olmak lâzımdır. Ve işte böyle çok sabırlı olup çok da ni’metlere irmek ve çok şükr edici olmak şanından olan kimseler için işbu Sebe’ kıssasında mühim âyetler vardır. Heva ve heveslerini zabt edip zahmetlere meşakkatlere tahammül ederek vazife ve ıbadetlerine çalışan sabırlı kimseler memleketlerini Allahın ınayetiyle Cennet gibi ma’mur eder ni’metlere irerler. Allahın pek az olan şekûr kullarından olmak istiyenler de o ni’metlerle azmayıb yine sabr-u sebat ile şükrüne ıkdam edecek ehli sabır-u mücahede içinde bulunurlar.