AyetSûreler

Sâffât Sûresi 158. Âyet

Mekke · Cüz 23 · Sayfa 452

وَجَعَلُواْ بَيۡنَهُۥ وَبَيۡنَ ٱلۡجِنَّةِ نَسَبࣰاۚ وَلَقَدۡ عَلِمَتِ ٱلۡجِنَّةُ إِنَّهُمۡ لَمُحۡضَرُونَ ۝١٥٨

Onlar, Allah ile cinler arasında bir neseb (hısımlık bağı) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalancılar mutlaka cehenneme götürüleceklerdir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَبًا bir de Allah ile Cinler beyninde bir neseb uydurdular.- Bu cümle «لَيَقُولُونَ وَلَدَ اللّٰهُ» kavli üzerine ma’tuftur. Hıtabdan yine bu suretle gıyaba geçilmesi sözlerinin şenaatinden dolayı hıtaba kabiliyyetleri olmadığını bir ıhtardır. Ya’ni iftiralarından bütün Cinlerle Allah arasında bir neseb, ülûhiyyette iştiraki ifâde edecek vechile bir münasebet, bir ortaklık uydurmağa kadar gittiler. Burada Cin, Meleklere dahi şamil olan eamm ma’nâya alel’umum gizli mahlûklar, maba’dettabiî kuvvetler, bütün ruhanîler demektir. Mecûsî mezheblerinde olduğu üzere Şeytan, Allahın kardeşidir, Melekler Allahın kızlarıdır dedikleri gibi bir takımları da ruhanîlerin, Cinlerin, Meleklerin Allaha münasebeti yakınlığı vardır. Biz onların vesatati olmaksızın Allaha yaklaşamayız, Allah yanında şefi’lerimiz olmak için biz onlara ıbadet etmekteyiz diyor, şirk koşuyor, biri şer yapar, biri hayır diyorlardı. Sûrei «En’am» da «وَجَعَلُوا لِلّٰهِ شُرَكَآءَ الْجِنَّ وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِىٍّ عَدُوًّا شَيَاطٖينَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ» âyetlerinin tefsirinde buraya dair tafsılât geçmişti bak. وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ halbuki o neseb isnad ettikleri ruhanîler alel’husus Melâike bilir, şehadet ederler ki اِنَّهُمْ her halde onlar: o iftirayı uyduran yalancılar لَمُحْضَرُونَ muhakkak ıhzar olunacaklar - yakalanıp Cehenneme tıkılacaklardır.