Sâd Sûresi 35. Âyet
Mekke · Cüz 23 · Sayfa 455
قَالَ رَبِّ ٱغۡفِرۡ لِي وَهَبۡ لِي مُلۡكࣰا لَّا يَنۢبَغِي لِأَحَدࣲ مِّنۢ بَعۡدِيٓۖ إِنَّكَ أَنتَ ٱلۡوَهَّابُ ٣٥
Süleyman: "Ey Rabbim! Beni bağışla ve bana öyle bir mülk ihsan et ki, ardımdan hiç kimseye yaraşmasın. Şüphesiz, bütün dilekleri veren sensin." dedi
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
قَالَ رَبِّ ya rab! dedi اغْفِرْ لٖى bana mağrifet buyur - her ne kusur, hata sâdır oldu ise afv-ü kereminle ört وَهَبْ لٖى مُلْكًا ve bana öyle bir mülk bağışla ki لَايَنْبَغٖى لَِاحَدٍ مِنْ بَعْدٖى benden başka kimseye gerekmesin - ya’ni benim halime münasib, münasib bana mahsus bir mu’cize olsun, yâhud bu kerre olduğu gibi kimse onu benden selb-ü nezı edemesin. Yukarılarda da geçtiği üzere Razî tefsîrinin bir yerinde buna şöyle de ma’nâ vermiştir: Ya’ni bana öyle şanlı bir mülk ver ki ben ona nâil olup öldükten sonra Dünya mülkünün vefası olsa idi Süleymana olurdu denilsin de kimsenin Dünya mülküne hırs-u rağbeti yaraşık almasın. اه. Bu da güzel bir mazmundur. Fakat biz öyle anlıyoruz ki Süleyman aleyhisselâmın asıl maksadı fâni olan Dünya mülkü değil Âhıret mülkünü istemektir. Zira «مَنْ كَانَ يُرٖيدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ فٖى حَرْثِهٖ وَمَنْ كَانَ يُرٖيدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِهٖ مِنْهَا وَمَالَهُ فِى الْاٰخِرَةِ مِنْ نَصٖيبٍ» dir. Ve ondan dolayıdır ki kendisine ziyadesi verilmiştir. Netekim şöyle buyuruluyor: