AyetSûreler

Nisâ Sûresi 75. Âyet

Medine · Cüz 5 · Sayfa 90

وَمَا لَكُمۡ لَا تُقَٰتِلُونَ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلرِّجَالِ وَٱلنِّسَآءِ وَٱلۡوِلۡدَٰنِ ٱلَّذِينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ أَخۡرِجۡنَا مِنۡ هَٰذِهِ ٱلۡقَرۡيَةِ ٱلظَّالِمِ أَهۡلُهَا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ وَلِيࣰّا وَٱجۡعَل لَّنَا مِن لَّدُنكَ نَصِيرًا ۝٧٥

Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَمَالَكُمْ ne menfaatınız, ne hakkınız, ne ma’ziretiniz var ki لَاتُقَاتِلُونَ فٖى سَبٖيلِ اللّٰهِ وَالْمُسْتَضْعَفٖينَ مِنَ الرِّجَالِ وَالنِّسَآءِ وَالْوِلْدَانِ الَّذٖينَ يَقُولُونَ رَبَّنَآ اَخْرِجْنَا مِنْ هٰذِهِ الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَا وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ وَلِيّاً وَاجْعَلْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ نَصٖيرًا Allah yolunda, ve zulm-ü tazyik altında kalmış «ya rabbena bizi ehalisi zalım olan zalimler elinde bulunan şu memleketten çıkar ve bize tarafından bize sever ve gözetir bir sahib ve veliyyülemir gönder ve yine tarafından bize bu zalimlere karşı nusrat edecek bir nasîr, bir mededkâr gönder» deyib duran zaiyf ve bîçare erkekler ve kadınlar ve çocukların tahlisı uğrunda muharebe etmiyeceksiniz?» - İşbu «الْقَرْيَةِ الظَّالِمِ اَهْلُهَا» Ümmül’kurâ olan Mekkeye işarettir ki müşrik olan ehli Mekke zuafaya ve alel’husus içlerinde bulunan mü’minlere son derece zulm-ü ezâ ediyorlardı ve zaten «اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظٖيمٌ» medlûlünce şirk bütün zulümlerin başı olan bir zulmi azîmdir. Allah tealâ mazlumların dualarını kabul ve Peygamberi yedile Mekkenin fethini nasıb edib velâyet ve nusrati Muhammediye ile bekâm etmiş ve muazzez kılmıştır. Demek ki tecavüzî harb ancak böyle Allah rızası için mazlumları zalimlerin pençesinden kurtarmak ve halk üzerinde Allah tealânın ahkâmı adl-ü rahmetini tatbık etmek için meşru’ olabilir, yoksa zulm-ü istibdadı ta’mim etmek ve memleketler istilâ eylemek gibi mahzı tecavüz ve taaddi için harb etmek asla meşru’ değildir. Vuzuhı tamm için bu noktai mühimme ya’ni gayei harb mes’elesi bir de şu suretle tansısan tesbit olunuyor: