AyetSûreler

Necm Sûresi 8. Âyet

Mekke · Cüz 27 · Sayfa 526

ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ ۝٨

Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

ثُمَّ دَنَا Sonra yaklaştı فَتَدَلّٰى tedellî etti de - tedellî kelimesinde üç iştikak vardır. Birisi delâlden aslı tedellül olarak dilber, naz suretinde cilve ve inbisat göstermektir. Burada bu ma’nâdan bahsetmişlerse de Allah tealâya isnad edildiği takdirde habîb ile mahbub beyninde mahabbet tecelliyyatından güzel bir istiare olabilir. İkincisi: yaî olarak «delâ» dan yaklaşmak ve tevazu’ eylemek ma’nâsına gelir ki burada ba’zıları bu ma’nâyı vermişlerdir. Bu surette «دنا» nın bir tefsiri gibi olarak yaklaştı indi veya indi yaklaştı meâlinde olur. Üçüncüsü vavî olarak «دلو» den müştak olmasıdır. Delv ismi kofa demek olduğu gibi delv masdarı da kofayı sarkıtmak veya çekmek ma’nâlarına geldiği için onun tefe’ulü olan tedellî de her hangi bir şeyin yukarıdan aşağı sarkması veya aşağıdan yukarı çekilmesi ma’nâlarına gelebilir. Onun için çokları Cibrîlin fi’lı olmak üzere sarkmak ma’nâsiyle tefsir etmişlerdir. Ya’ni Cibrîl ufukı a’lâda istivâdan sonra yaklaştı birdenbire Peygambere doğru sarktı. Bu takdir, Cebeli Hirada «اِقْرَاْ بِاسْمِ رَبِّكَ» ta’limiyle vahyin başlangıcındaki gelişini anlatmış oluyorsa da henüz Peygamberin terakkısine, mi’racına müteallık bir mazmun ifade etmiş olmuyor. Bu dünüvv ve tedelliyi Allahın fi’li olarak mülâhaz edenler tedelliyi bir de cezb ma’nâsı ile tefsir etmişlerdir. Netekim Beyzavî bunu naklederken «وَتَدَلِّيهِ جَذْبُهُ بِشَرَاشِرِهِ اِلٰى جَنَابَ الْقُدْسِ» ya’ni Allah tealânın tedellîsi Peygamberi bütün külliyyeti ile Cenabı kudse cezbetmesi demektir.» Diye göstermiştir. Fakat biz bunu cezb değil cezbin eseri ve istivâ gibi Peygamberin vasfı olmak üzere aynı ma’nâdan incizab ile bir terakkı anlıyoruz ki yukarıdan aşağıya sarkmak değil, aşağıdan yukarıya çekilip çıkmak ma’nâsıdır ve bununla temamen mi’raca işaret buyurulmuştur, Ya’nı Peygamber, Cibrîlin ta’limi üzerine ufukı a’lâda istivâ ile de kalmadı o istivâdan sonra kurbi hakka, Cenabı kudse doğru yaklaştı. Allahü a’lem «لَا يَزَالُ الْعَبْدُ يَتَقَرَّبُ اِلَىَّ بِالنَّوَافِلِ» mazmunu zâhir oldu da birden bire bir incizab ile ufukı a’lânın mâverasını fırladı