Naziât Sûresi 10. Âyet
Mekke · Cüz 30 · Sayfa 583
يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرۡدُودُونَ فِي ٱلۡحَافِرَةِ ١٠
Diyorlar ki: "Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
يَقُولُونَ – Ba’sin vuku’u kasem ve te’kid ile haber verildikten sonra ba’si inkâr eden münkirlerin sözlerini hikâyedir. Ya’ni münkirler bu gün dünyada şöyle diyorlar ءَاِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِىالْحَافِرَةِ – HÂFİR, HÂFİRE, esasen kazıcı ma’nasına sıfat olmakla beraber atın tırnağına ism olmuştur. Ve o
münasebetle tırnağının kazdığı çukura, ya’ni izine ve o suretle açılan çığıra dahi merdıyye ma’nasına râdiye gibi ıtlak olunur. Ve bundan Arabda iki ta’bir mesel olmuştur.
BİRİSİ «رُجُوعٌ فِى الْحَافِرَةِ» geldiği yolda dönmekten kinaye olur «رَجَعَ فُلَانٌ فِى حَافِرَتِهِ» denilir ki fülan geldiği yolda döndü demektir.
BİRİSİ de «نَقَدَ فِى الْحَافِرَةِ» denilirki bir alış verişte müşterinin ilk sözde parayı sayması
ma’nasında kullanılır. Kamus müterciminin ifadesine göre Türkçede «tırnağı dibinde» ta’bir olunur. Bunun aslı Arabda ât en kıymetli mal olduğundan aslâ veresiye satılmadığı için pazarlık bitince parası derhal teslim olunmadıkça tırnağı durduğu yerden bir adım atmaz demektir. Bir de bu meselin aslı koşuda öğdül gelen âtın diğerlerinden evvel tırnağının son kazdığı çukur ma’nasına tırnağı dibinde hemen bahşiş verilmek ma’nasından olup sonra mutlak evveliyyette isti’mâl olunduğu söylenmiştir. İşte bu âyette bu meseller mazmunu üzere hâfire evvelki hılkat ve hayattan kinâye olarak ma’na «biz evvelki halimizde hayata redd-ü i’ademi olunacağız?» Demek olurki İbni Abbas Hazretlerinden merviy ve müfessirîn muhtarıdır. Maamafih Mücahidden hâfire hufre gibi mahfire, ya’ni kazılan çukur yer ma’nasına olarak kabir diye de rivayet edilmiş olduğu ve redd-ü iade «merdudun» dan anlaşıldığı ve bu ma’na herkese daha vâzıh geleceği için o hufre demeyi münasib gördük ki biz öldükten sonra o kabirlerde girisin giri döndürülecek diriltilecekmiyiz? Demek olur. İkisinde de ma’na birdir. Şübhe yok ki hâfirenin mahfure ma’nasına olması vecihsiz değilse de hılâfı zâhirdir. Ve evvelki ma’na hem ince, hem de ma’ruftur.