Mürselât Sûresi 30. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 581
ٱنطَلِقُوٓاْ إِلَىٰ ظِلࣲّ ذِي ثَلَٰثِ شُعَبࣲ ٣٠
Haydi gidin o üç çatallı gölgeye (cehenneme)
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِنْطَلِقُوٓا haydin buradan boşanın اِلٰى ظِلٍّ ذٖى ثَلٰثِ شُعَبٍ üç çatallı bir gölgeye gidin - Ya’ni Allahın birliğini tanıyan müvehhid mü’minlere mahsûs koyu gölgede Arşın gölgesinde mütena’im ve sayeban olmağa sizin hakkınız yoktur. Siz ona inanmıyordunuz, şirke, teslîse kail oluyordunuz. Şimdi müvehhid mü’minler Arşın gölgesinde, zilli zalîlde gölgelenirlerken siz i’tikad ettiğiniz üç çatallı bir gölgeye sığınınız. Atadan merviy olduğuna göre bu üç çatallı gölge Cehennem dumanının gölgesi diye tefsîr olunmuş, birçok müfessirler bu hatıbı da evvelkinin bir iyzahı gibi telâkkî ederek bunu ta’kıb etmişler. Ve demişlerdirki «duhani Cehennem» üç mevzi’den yükselecek, kâfirler onu ateşten korur zann ederek koşacaklar, en fena bir halde bulacaklardır. Bu surette bu zıl «مَاكُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَ» nın bir beyanı demek olur. Lâkin Ebu Hayyanın naklettiği vechile: İbni Abbas Hazretleri demiştirki: bu hıtab, Salîbe tapanlara söylenecektir. Mü’minler Allah sayesinde Arşın gölgesinde korunacak, onlara ma’budünüz olan Salîbin gölgesine girin denecek, çünkü salîbin üç şu’besi vardır. ŞU’AB, bir cisimden ayrılan çatallardır اه. Ya’ni Salîbin bir kolu, gövdesi demek olduğundan şu’beleri üçtür. Demekki «ظِلٍّ ذٖى ثَلٰثِ شُعَبٍ» bir üç çatallı gölge» Hıristiyanlığın teslîs akıdesinin, ekanîmi selâsesinin bir remzidir, Salîb onu temsîl eder. Hıristiyanlık bunu ve Âhıreti tekzîb etmiyor, fakat en büyük halâsı bundan bekliyerek buna i’tikad ediyor. Onun için Âhırette o fasıl günü müslimanlar iyman etmiş oldukları halıs tevhid gölgesinde gölgelenirlerken bir üç diye ekanîmi selâse ile teslîse i’tikad edenlere haydin bir üç çatallı teslîs gölgesine gidin denecek, lâkin öyle bir üç çatallı gölge neye yarar? Gölgelendirirmi? Azâbdan korumak için bir faydası olabilirmi? Bunu bir üç çatallı ta’birinden de anlaşılacağı vechile beyan için buyuruluyorki: