Müddessir Sûresi 25. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 576
إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا قَوۡلُ ٱلۡبَشَرِ ٢٥
Bu, sadece bir insan sözüdür
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِنْ هٰذَآ اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ bu başka değil, her halde bir beşer sözü - dedi. Kararı bastı, risaleti ve Kur’anın Allah kelâmı olmasını inkâr ediverdi ki işte anud kâfirlerin Kur’an ve Peygamber hakkında söyledikleri nihayet budur. Allahın indirdiği kelâmı değil, Muhammedin kendi söylediği kitabı derler. Hâdise tefsirlerde şöyle rivayet olunuyor: Velîd ibni mugîre Peygamber sallallâhü aleyhi vessellem Hazretlerinin yanına gelmiş, Kur’an dinlemiş bir teessür duymuştu, kalkıp kavmı Benî mahzuma varmış, vallahi Muhammedden demin bir kelâm dinledim, ne İns kelâmı ne de Cinn kelâmı, onun bir halaveti var, onda bir talâvet var, a’lası müsmir, esfeli müğdık "zemîni feyyaz", o her halde üste çıkar, üstüne çıkılmaz, demiş buna karşı Kureyş Velîd saptı, vallahi bütün Kureyş sapacaktır demişler, bunu işiden Ebu Cehil ben size onun hakkından gelirim, deyip hazîn hazîn yanına varmış, ey amca! Demiş, kavmın sana vermek için bir mal topluyorlar, çünkü sen Muhammedden bir şey’e nâil olmak için onun yanına gidiyormişin, Velîd: Kureyş bilirki ben onların malca en zenginleriyim diye cevab vermiş, Ebu cehil o halde onun hakkında bir söz söyle de kavmın işitsin, senin onu hoşlanmadığını, inkâr ettiğini anlasınlar, Velîd, ne diyeyim içinizde şi’ri, recezini kasîdesini Ve Cinn şiırlerini benden iyi bileniniz yoktur, onun söylediği bunların hiç birine benzemiyorki... Yok herhalde bir şey söylemelisin... Bunun üzerine Velîd kalkmış, kavmin meclislerine varmış, siz demiş Muhammed mecnun diyorsunuz, hiç kimseyi bogarken gördünüzmü, kâhin diyorsunuz, hiç kehânete çalışırken gördünüzmü? Şâir diyorsunuz, hiç şi’r ile oğraşırken, şiır söylerken gördünüzmü?, yalancı diyorsunuz hiçbir yalanını tecribe ettinizmi? Demiş, hayır amma, fakat nedir? Demişler, durun düşüneyim demiş, düşünmüş düşünmüş «اِنْ هٰذَآ اِلَّا سِحْرٌ يُؤْثَرُ اِنْ هٰذَآ اِلَّا قَوْلُ الْبَشَرِ» demiş, bunun üzerine hoşlarına gitmiş, meclislerinde bir alkıştır kopmuş, onun sözünü alkışlıyarak dağılmışlar. Yukarıda geçtiği üzere ba’zılarının kavlince bu hâdise, Müzzemmil ve Müddessir Sûrelerinin sebebi nüzulü gibi nakledilmiş ise de Velîdin dinlediği âyetler «حم» lerden olduğuna dair vaki’’ olan rivayetlerden de anlaşıldığına göre bu, bu Sûrenin başının değil bu âyetlerinin sebebi nüzulu olmuştur. Buyuruluyorki: