AyetSûreler

Meryem Sûresi 38. Âyet

Mekke · Cüz 16 · Sayfa 307

أَسۡمِعۡ بِهِمۡ وَأَبۡصِرۡ يَوۡمَ يَأۡتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّـٰلِمُونَ ٱلۡيَوۡمَ فِي ضَلَٰلࣲ مُّبِينࣲ ۝٣٨

Bize gelecekleri gün, neler işitecekler, neler görecekler! Fakat o zalimler bugün apaçık bir sapıklık içindedirler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

Bu açıklama 34–40. âyetleri birlikte ele alır.

34. ذٰلِكَ İşte budur - öyle doğan ve o sözleri söyliyen bir kuldur ta beşikten ba’sine kadar عٖيسَى ابْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ الْحَقِّ Hak kavlince Meryemin oğlu Isâ الَّذٖى فٖيهِ يَمْتَرُونَ ki hakkında niza’ edip duruyorlar - görülüyor ki sûrenin başından beri ve bundan sonra nihayetine kadar âyetler hep elif fasılasiyle iken bu hıtab da yalnız yedi âyet arada م ن fasılasile işlenmiş bir çerçive içine alınmıştır; bu da gösterir ki bu âyetler, bir Sûrenin asıl maksadını anlatan karar âyetleridir ki başta nefyi veled ile 35. مَاكَانَ لِلّٰهِ اَنْ يَتَّخِذَ مِنْ وَلَدٍ سُبْحَانَهُ ilh... tenzih, ve lisanı Isâdan şu suretle tevhide da’vet 36. وَاِنَّ اللّٰهَ رَبّٖى وَرَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ هٰذَا صِرَاطٌ مُسْتَقٖيمٌ – bu âyet, ta yukarıdaki «اِنّٖى عَبْدُ اللّٰهِ» cümlesine ma’tuftur. binaenaleyh «وَقَالَ اِنَّ اللّٰهَ رَبِّى»... demek olarak Isânın kelâmındandır (sûrei Bakarede geçen nazîrine bak) eldeki İncillerde dahi mezkûr olan bu söz, onun nübüvvetinde da’vetinin hulâsası olduğu ve tevhidi tensıs eylediği için buraya ayrıca ifraz olunmuştur. 37. فَاخْتَلَفَ الْاَحْزَابُ مِنْ بَيْنِهِمْ sonra hizibler kendi aralarında ıhtilâf çıkardılar - Yehûdîler bir türlü söyledi, Nesârâ fırkaları da türlü niza’lara düştüler; kimi Allahın oğlu dediler, kimi Allahın kendisidir Yere indi sonra Göğe çıktı dediler, kimi de üçün biri dediler, kimisi de onun kulu ve Peygamberi dediler فَوَيْلٌ لِلَّذٖينَ كَفَرُوا ilh... ٤١ وَاذْكُرْ فِى الْكِتَابِ اِبْرٰهٖيمَ اِنَّهُ كَانَ صِدّٖيقًا نَبِيًّا ٤٢ اِذْ قَالَ لَِابٖيهِ يَآ اَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنٖى عَنْكَ شَيْئًا ٤٣ يَآ اَبَتِ اِنّٖى قَدْ جَآءَنٖى مِنَ الْعِلْمِ مَالَمْ يَاْتِكَ فَاتَّبِعْنٖىٓ اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا ٤٤ يَآ اَبَتِ لَا تَعْبُدِ الشَّيْطَانَ اِنَّ الشَّيْطَانَ كَانَ لِلرَّحْمٰنِ عَصِيًّا ٤٥ يَآ اَبَتِ اِنّٖىٓ اَخَافُ اَنْ يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِنَ الرَّحْمٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَانِ وَلِيًّا ٤٦ قَالَ اَرَاغِبٌ اَنْتَ عَنْ اٰلِهَتٖى يَآ اِبْرٰهٖيمُ لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ لََارْجُمَنَّكَ وَاهْجُرْنٖى مَلِيًّا ٤٧ قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَ سَاَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبّٖى اِنَّهُ كَانَ بٖى حَفِيًّا ٤٨ وَاَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَاَدْعُوا رَبّٖى عَسٰٓى اَلَّآ اَكُونَ بِدُعَآءِ رَبّٖى شَقِيًّا ٤٩ فَلَمَّا اعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا ٥ وَوَهَبْنَا لَهُمْ مِنْ رَحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا Meali Şerifi