AyetSûreler

Mâide Sûresi 35. Âyet

Medine · Cüz 6 · Sayfa 113

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱبۡتَغُوٓاْ إِلَيۡهِ ٱلۡوَسِيلَةَ وَجَٰهِدُواْ فِي سَبِيلِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تُفۡلِحُونَ ۝٣٥

Ey inananlar, Allah’tan korkun, O’na yaklaşmaya yol arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

يَآاَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا Ey Allaha ve Resulüne iyman edenler! siz o nakzı misak edenlere, o kâfirlere o fasıklara, o sâ’ı bilfesad olanlara benzemeyiniz de اتَّقُوا اللّٰهَ Allaha ittika ediniz -Allahın cezasından, azabından korkunuz, çirkinliklerden sakınınız, şayed bir günâha düşdünüzse hemen tevbe edinizz ira anladınız ki gafur rahîm olan Allahın azab-ü ıkabı da pek büyüktür. Fakat takvayı yalnız fenalık yapmamaktan ve mücerred kaçınmaktan ıbaret menfi bir haslet telakkı etmeyiniz. Kıssada dinlediniz ki müttekı Âdem oğlunun kardeşinin tasmim ettiği cinayete karşı bile Allah korkusile elini uzatmak istememesi ve mücerred nasıhat ile iktifa etmesi, kendisini katlden kurtarmağa kâfi gelmedi. Binaenaleyh seyyiattan kaçınmakla iktifa etmeyib tam ma’nasile ittika ediniz de Allahın vikayesine girmek ve mağfiret-ü rahmetine irmek için وَابْتَغُوٓا اِلَيْهِ الْوَسٖيلَةَ Allaha vesile de taleb ediniz -boş durmayıb ve mücerred iyman ve havf ile iktifa etmeyib Allaha yakınlık için vesile de teharri ediniz. En münasib esbaba teşebbüs ile mahabbeti İlâhiyyeye şayan güzel ameller yapmağa iradenizi sarf eyleyiniz de وَجَاهِدُوا فٖى سَبٖيلِهٖ ve Allah yolunda, dini islâm uğurunda, tarikı müstakım üzerinde bezli vus’ ile mücahede edinize nfüsî, afakî mevani-u müşkilâta göğüs gerib hak düşmanlarını yeniniz».

Lisanımızda ma’ruf olduğu üzere «vesile» kendisiyle bir maksuda tevessül olunan, ya’ni tekarrub edilen sebeb, sebebi kurbet demektir ki «mabihittekarrüb» ma’nâsına sadece kurbet dahi ta’bir olunur. Netekim Hasen, Mücahid, Ata, Abdullah ibni Kesir gibi bir çok müfessirîni eslâf» «اَىِ الْقُرْبَةَ» diye tefsir etmişlerdir. Katade Allaha tâat ve razı olacağı amel ile tekarrüb ediniz diye anlatmış, Suddî de «فَهِىَ الْمَسْأَلَةُ وَالْقُرْبَةُ= ya’ni istemek ve kurbet» diye ifade etmiştir ki hem ibtigayi hem vesileyi beyandır. İbni zeyd de «mahabbet, Allaha kendinizi sevdirmeğe çalışınız» demiş ve «اُولٰٓئِكَ الَّذٖينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ اِلٰى رَبِّهِمُ الْوَسٖيلَةَ» âyetini okumuştur. Binaenaleyh hasıli ma’nâ: «Biz mü’miniz Allah bizi mücerred iyman ile sever deyib de lâübaliy olmayınız, Allahdan korkunuz, fena ahlâktan ve fena amelden sakınınız, sonra yalnız korkmak ve sakınmakla da kalmayınız iradenizi sarf edib esbaba da teşebbüs ediniz, Allahın emirlerini iyfa eyleyiniz ve bununla da kalmayıb Allaha yaklaşmak için daima vesile arayınız, her fursattan bilistifade kendi gönlünüz ve hüsni ârzunuzla feraız ve vacibat haricinde güzel güzel işler, rızayı ilâhîye muvafık ameller yaparak kendi tarafınızdan da kendinizi Allaha sevdirmek isteyiniz, isteyerek, yalvararak çalışınız ve uğraşınız» demek olur. Ve bunda «لَا يَزَالُ عَبْدِى الْمُؤمِنُ يَتَقَرَّبُ اِلَىَّ بِالنَّوَافِلِ» hadîsi kudsîsi mazmununun münderic olduğu zahirdir. «Vesile Cennetde bir menziledir = الوسيلة منزلة فى الجنة» hadîsi şerifi de vesilenin ehemmiyeti Uhreviyyesini nâtıktır. Hasıli vesile lâzımdır. Ve onu bulmak için isteyüb aramak ve tevessül etmek de lâzımdır. Çünkü vesilenin vesilesi de iyman ve ittika ile taleb-ü iradedir. Ve şu halde asıl vesile Allaha kasdı tekarrüb ve ârzuyi tehabbüddür. Ve işte «وَابْتَغُوآ اِلَيْهِ الْوَسِيلَةَ» bu kasd-ü niyyet ile teharri esbabı ve ahlâkı hamîde ve a’mali saliha gibi rızaullaha muvafık vesaili hasene istihzarile ubudiyyet için sayi âmirdir. Ve bunun içindir ki buna mücahede emri terfık edilmiştir. İyman, ittika ile, ittika, ibtigai vesile ile, ibtigai vesile mücahede ile tekemmül eder.

İmdi iymandan sonra bu üç emri iyfa ediniz ve bunlara da inanıb icra eyleyiniz ki لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ felâh bulmayı ümid edesiniz.»- Zira: