AyetSûreler

Mâide Sûresi 27. Âyet

Medine · Cüz 6 · Sayfa 112

۞وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ ٱبۡنَيۡ ءَادَمَ بِٱلۡحَقِّ إِذۡ قَرَّبَا قُرۡبَانࣰا فَتُقُبِّلَ مِنۡ أَحَدِهِمَا وَلَمۡ يُتَقَبَّلۡ مِنَ ٱلۡأٓخَرِ قَالَ لَأَقۡتُلَنَّكَۖ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ ۝٢٧

Onlara Âdem’in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine): " Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَىْ اٰدَمَ بِالْحَقِّ Bunlara karşı Âdemin iki oğlunun veya iki Âdem oğlunun kıssası da bihakkın oku.» -Çünkü onlar bu kıssanın tam mâsadakıdırlar. Ekser müfessirîn bu iki Âdem oğlu Hazreti Âdemin sulbî oğulları olan Kabil ve Habil olduğunu söylemişler, Hasen ve Dahhâk ise kıssanın âhirinde ki «مِنْ اَجْلِ ذٰلِكَ» âyeti karinesile bunların beni İsraîlden iki şahs olduğuna kail olmuşlardır. Her halde dikkat edilmek lâzım gelir ki kıssadan istifade için eşhasın ta’yini hüviyyetleri lâzım olmadığından alel’ıtlak «اَبْنَىْ اٰدَمَ» buyurulmuş, «بِالْحَقِّ» kaydile de efsanelere değil, zati vak’anın hakıkatine celbi dikkat edilmiştir. Çünkü Kabil ve Habil kıssası namıyle de acaib-ü garaib bir çok şeyler söylenmiştir. Ya’ni bu kıssa bir vakıadır. Bilfarz bunun muhayyel olduğu tasavvur edilse bile beni İsraîlin ahvali bunun hakıkî bir masadıkını teşkil eder, bu onlara bihakkın okunur. Binaenaleyh hata olmak ihtimalinden kurtulmıyacak olan türlü türlü rivayetlerden ve tafsılâttan kat’ı nazarla yalnız nassı Kur’anı ta’kib etmelidir. Bir hadîsi şerifte varid olmuştur ki «Allah tealâ size iki Âdem oğlu ile bir mesel darb etti, bunun hayrını tutun, şerrini bırakın». Şöyleki:

اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا Bir vakit iki Âdem oğlu birer kurban takdim etmişlerdi de فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِ her nedense birininki kabul edilmiş diğerininki edilmemiş idi.» -Kurban orfümüzde tekarrüb için kesilen zebihaya ıtlak olunursa da asıl ma’nâsı Allaha tekarrüb için arz-u takdim edilen her hangi bir şey demektir ki gerek zebiha ve gerek diğer sadakalardan eamdır. Her hangi bir delil ile birinin kurbanının kabulü, diğerinin ise ademi kabulü anlaşılınca قَالَ kurbanı kabul edilmeyen obirine hased ederek لََاقْتُلَنَّكَ ahdim olsun seni katl edeceğim dedi قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّقٖينَ obiri de dedi ki «Allah ancak müttekılerden kabul eder.»- Binaenaleyh Allahdan kork, niyyetini tashih et