Kehf Sûresi 90. Âyet
Mekke · Cüz 16 · Sayfa 303
حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغَ مَطۡلِعَ ٱلشَّمۡسِ وَجَدَهَا تَطۡلُعُ عَلَىٰ قَوۡمࣲ لَّمۡ نَجۡعَل لَّهُم مِّن دُونِهَا سِتۡرࣰا ٩٠
Nihayet güneşin doğduğu yere vardığında, güneşin kendilerini ondan koruyacak bir siper yapmadığımız bir kavim üzerine doğmakta olduğunu gördü
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
حَتّٰىٓ اِذَا بَلَغَ مَطْلِعَ الشَّمْسِ tâ gün doğuya kadar gitti - ya’ni Arzda Güneşin hailsiz olarak doğduğu noktaya kadar gitti ki bu nokta Afrikanın sahili Şarkîsi olmak muhtemil ise de zâhir olan Asyanın Aksaya Şarkı olmaktır. وَجَدَهَا تَطْلُعُ عَلٰى قَوْمٍ vardığın onu öyle bir kavm üzerine doğuyor buldu ki لَمْ نَجْعَلْ لَهُمْ مِنْ دُونِهَا سِتْرًا biz onlara onun berisinden bir sütre nasb etmemiştik - ebniyeleri yok, hattâ elbiseleri yok, Güneşin altında yanıyorlar. Netekim elhalete hazihi Sûdanda, Avusturalyada böyle çıplaklar vardır. Maamafih murad urfde mütearef olduğu üzere şayanı ehemmiyyet bir setr-ü siper olduğu takdirde çadırlar dahi ehemmiyyetli bir sütre olamıyacağı cihetle bu ma’nâ badiyede yaşıyanların ekserîsine sadık olur.