AyetSûreler

Kasas Sûresi 79. Âyet

Mekke · Cüz 20 · Sayfa 395

فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوۡمِهِۦ فِي زِينَتِهِۦۖ قَالَ ٱلَّذِينَ يُرِيدُونَ ٱلۡحَيَوٰةَ ٱلدُّنۡيَا يَٰلَيۡتَ لَنَا مِثۡلَ مَآ أُوتِيَ قَٰرُونُ إِنَّهُۥ لَذُو حَظٍّ عَظِيمࣲ ۝٧٩

Derken Karun, ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzulayanlar, "Keşke Karun’a verilenin benzeri bizim de olsaydı. Hakikat şu ki o, çok büyük devlet sahibidir" dediler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

Bu açıklama 76–82. âyetleri birlikte ele alır.

76. اِنَّ قَارُونَ Firavn, siyasî zulm-ü istibdadda alem olduğu gibi Karûn da malî istibdad ve ihtikâr da alemdir. Bu suretle Karûn kısası muhtekir bir kapitalist kısasıdır.

كَانَ مِنْ قَوْمِ مُوسٰى Musânın kavminden idi - ya’ni Beni İsraîden ve Musânın akribasından idi فَبَغٰى عَلَيْهِمْ derken onlara karşı bagyetti - ihtikâr yaptı, zekâtını vermedi, Musâyı isyan etti.

77. وَلَا تَنْسَ نَصٖيبَكَ مِنَ الدُّنْيَا ve Dünyadan nasîbini unutma - Dünyadan nasîbi, ba’zıları halâl Dünya rızkı ve meş’ru’ Dünya zevkı diye anlamak istemişlerse de o geçici Dünyanın kendisi demektir. Asıl Dünyadan nasîb ise «Dünya Âhıretin mezreasıdır» muktezasınca Âhıret için edilen intifa’, Âhırete kalacak ameldir. Yoksa Dünyadan nasîb nihayet bir kefendir. ازبيابان عدم باسر بازار وجود بتلاش كفنى آمده عريانى چند وَلَا تَبْغِ الْفَسَادَ فِى الْاَرْضِ Arzda fesad arama - bu kadar hazîneyi ihtikâr edip de serveti habsetmek haddi zatında bir fesaddır. 78. عَلٰى عِلْمٍ عِنْدٖى nezdimdeki bir ılm ile - bu ılme ba’zıları ticaret ve ıktisad ılmi demişler, ba’zıları da Elkimya demişler. اَوَ لَمْ يَعْلَمْ ya bilmiyor miydi? - Ya’ni sırf ılmi ile olsa kurûnı ûlâ içinde ondan daha kuvvetli ve daha çok serveti (Firavn gibi) kimseleri helâk etmiş olduğunu bilmiyor muydu? Neye bu ılmiyle istifade etmedi وَلَا يُسْئَلُ عَنْ ذُنُوبِهِمُ الْمُجْرِمُونَ halbuki mücrimler günahlarından suâl de olunmaz - ya’ni fülân cürmü işliyen kimdir? diye tahkık için ne şundan bundan ne de kendilerinden sorulmağa lüzum görülmeksizin ındallah ma’lûmdurlar, Meleklerce de sîmalarından bilinir ve derhal yaka paça tutulurlar «يُعْرَفُ الْمُجْرِمُونَ بِسٖيمٰيهُمْ فَيُؤْخَذُ بِالنَّوَاصٖى وَالْاَقْدَامِ» ٨٣ تِلْكَ الدَّارُ الْاٰخِرَةُ نَجْعَلُهَا لِلَّذٖينَ لَا يُرٖيدُونَ عُلُوًّا فِىالْاَرْضِ وَلَا فَسَادًا وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقٖينَ ٨٤ مَنْ جَآءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ خَيْرٌ مِنْهَا وَمَنْ جَآءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَى الَّذٖينَ عَمِلُوا السَّيِّئَاتِ اِلَّا مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ ٨٥ اِنَّ الَّذٖى فَرَضَ عَلَيْكَ الْقُرْاٰنَ لَرَآدُّكَ اِلٰى مَعَادٍ قُلْ رَبّٖىٓ اَعْلَمُ مَنْ جَآءَ بِالْهُدٰى وَمَنْ هُوَ فٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ ٨٦ وَمَا كُنْتَ تَرْجُوٓا اَنْ يُلْقٰٓى اِلَيْكَ الْكِتَابُ اِلَّا رَحْمَةً مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهٖيرًا لِلْكَافِرٖينَ ٨٧ وَلَا يَصُدُّنَّكَ عَنْ اٰيَاتِ اللّٰهِ بَعْدَ اِذْ اُنْزِلَتْ اِلَيْكَ وَادْعُ اِلٰى رَبِّكَ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ ٨٨ وَلَا تَدْعُ مَعَ اللّٰهِ اِلٰهًا اٰخَرَ لَآ اِلٰهَ اِلَّا هُوَ كُلُّ شَىْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ لَهُ الْحُكْمُ وَاِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

Meali Şerifi