Kasas Sûresi 37. Âyet
Mekke · Cüz 20 · Sayfa 390
وَقَالَ مُوسَىٰ رَبِّيٓ أَعۡلَمُ بِمَن جَآءَ بِٱلۡهُدَىٰ مِنۡ عِندِهِۦ وَمَن تَكُونُ لَهُۥ عَٰقِبَةُ ٱلدَّارِۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ ٣٧
Musa şöyle dedi: "Rabbim, kendi katından kimin hidayet rehberi getirdiğini ve hayırlı akibetin kime nasip olacağını en iyi bilendir. Muhakkak ki zalimler, kurtuluşa eremezler
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَقَالَ مُوسٰى Musâ da şöyle dedi: رَبّٖىٓ اَعْلَمُ rabbım daha iyi bilir بِمَنْ جَآءَ بِالْهُدٰى مِنْ عِنْدِهٖ nezdinden hidayetle gelen kim وَمَنْ تَكُونُ لَهُ عَاقِبَةُ الدَّارِ ve yurdun akıbeti kimin olacak - ya’ni bu Dünya yurdunun sonunda hayırlı akıbet kimin olacak, akıbetin iyisi de olur kötüsüde netekim «ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذٖينَ اَسَآؤُا السُّوٓآٰى» buyurulmuştur, fakat ekseriya «وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّقٖينَ» gibi «لام» ile kullandığı zaman hayırlısı demek olur. Burada da «له» kaydiyle hayra işaret olunmuştur. اِنَّهُ لَا يُفْلِحُ الظَّالِمُونَ hakıkat bu: zalimler felâh bulmaz - zulüm, haksızlık edenler murada iremez, hakkın âyatını, bürhanlarını uydurma sihirdir diye reddedenlerin haksız zalimler olduğunda ise şübhe yoktur.