AyetSûreler

Kâf Sûresi 30. Âyet

Mekke · Cüz 26 · Sayfa 519

يَوۡمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ هَلِ ٱمۡتَلَأۡتِ وَتَقُولُ هَلۡ مِن مَّزِيدࣲ ۝٣٠

Biz O gün cehenneme: "Doldun mu?" diyeceğiz. O da: "Daha fazla var mı?" diyecektir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

يَوْمَ نَقُولُ لِجَهَنَّمَ الخ – Bu «يَوْمَ» mukadder «اُذْكُرْ» veya «اَنْذِرْ» ile mansubdur. Yâhud sonunda: o gün ne dehşettir gibi bir takdir vardır deniliyor. «مَآ اَنَا» deki nefyi zulüm ma’nayı fı’li hepsinden yakındır. Bu suâl ve cevab «لََامْلَئَنَّ جَهَنَّمَ» va’dînin tatbikını ve Cehennemin dehşetini ve hızını tasvirdir. İstifham takrirîdir. Ya’ni Cehennem o genişliğiyle beraber «لََامْلَئَنَّ جَهَنَّمَ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖينَ» kavli mucebince fevc fevc atılan Cin ve İnsden doldurulacak, fakat hızı kesilmiyecek, mücrimlere gayz-u şiddetinden daha ziyadeye ihtiras gösterecektir. Çokları bu suâl ve cevabı bu vechile bir tasvire haml etmişlerdir. Ba’zıları da hakikat demişlerdir ki Alûsî zâhir olan da budur, hakikat mümkin iken Âhıret işleri Dünyaya kıyas edilmemelidir der. Buharî ve Müslim ve daha diğerleri Enes radıyallahü anhten şu mealde bir hadîs rivayet ederler. Resulullah sallallahü aleyhi vesellem şöyle buyurdu: «لَا تَزَالُ جَهَنَّمُ يُلْقٰى فِيهَا وَ تَقُولُ هَلْ مِنْ مَزِيدٍ حَتَّى يَضَعَ رَبُّ الْعِزَّةِ فِيهَا قَدَمَهُ فَيَنْزَوِىَ بَعْضُهَا اِلٰى بَعْضٍ وَ تَقُولَ قَطْ قَطْ وَ عِزَّتِكَ وَ كَرَمِكَ وَلَا يَزَالُ فِى الْجَنَّةِ فَضْلٌ حَتَّى يُنْشِىَٔ اللّٰهُ لَهَا خَلْقًا اٰخَرَ فَيُسْكِنَهُمْ فِى فُضُولِ الْجَنَّةِ» Cehennem, daima içine atılır durur ve atıldıkça «هَلْ مِنْ مَزٖيدٍ» der ta rabbı ızzet ona kademini koyuncıya kadar, o vakıt ba’zısı ba’zısına büzülür de yetişir yetişir ızzetin ve keremin hakkı için der, Cennette de daima bir fazlalık bulunur ta Allah tealâ onun için bir halk inşa edip de onları Cennetin fazlalarında iskân edinciye kadar. Yine Buharî ve Müslim ve daha diğerleri Ebu hüreyre radıyallahü anhten rivayet ederler demiştir ki: Resulullah sallallahü aleyhi vesellem buyurdu: «تَحَآجَّتِ الْجَنَّةُ وَ النَّارُ فَقَالَتِ النَّارُ أُوثِرْتُ بِالْمُتَكَبِّرٖينَ وَ الْمُتَجَبِّرٖينَ وَ قَالَتِ الْجَنَّةُ مَالٖى لَا يَدْخُلُنٖى إِلَّا ضُعَفَآءُ النَّاسِ وَ سَقَطُهُمْ فَقَالَ اللّٰهُ تَعَالَى لِلْجَنَّةِ أَنْتِ رَحْمَتِى أَرْحَمُ بِكِ مَنْ أَشَآءُ مِنْ عِبَادٖى وَ قَالَ لِلنَّارِ إِنَّمَا أَنْتِ عَذَابٖى أُعَذِّبُ بِكِ مَنْ أَشَاءُ مِنْ عِبَادٖى وَ لِكُلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا مِلْؤُهَا قَأَمَا النَّارُ فَلَا تَمْتَلِىءُ حَتَّى يَضَعَ رِجْلَهُ فَتَقُولُ قَطٍ قَطٍ فَهُنَالِكَ تَمْتَلِىءُ وَ يُزْوٰى بَعْضُهَا إِلٰى بَعْضَ وَلَا يَظْلِمُ اللّٰه مِنْ خَلْقِهِ أَحَدًا وَ أَمَّا الْجَنَّةُ فَإِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰى يُنْشٖىءُ لَهَا خَلْقًا» ya’ni Cennet ve Nar munakaşa ettiler: Nar: ben mütekebbirler ve mütecebbirlerle tercih olundum dedi, Cennet de neye: bana nasın ancak zuafası ve sakatları giriyor? dedi, Allah tealâ da Cennete şöyle buyurdu: sen benim rahmetimsin, ben seninle kullarımdan dilediğime rahmet ederim, Nara da şöyle buyurdu: sen sırf benim azabımsın, ben seninle kullarımdan dilediğime azâb ederim, her birinize de dolusu var, amma Nar dolmaz ta o ayağını koyuncıya kadar ki o vakıt yetişir yetişir der, o vakıt dolar, ba’zısı ba’zısına büzülür ve Allah halkına hiç zulmetmez, Cennete gelince onun için de Allah tealâ yeni bir halk inşa eder» اه. Ayak, Cehenneme en son atılacak kullar, yâhud ayağını koymak, çiğnemek gibi gazab eseri olan bir tazyık ile şiddetini kırmaktan kinayedir. مَزٖيدٍ – mimli masdar veya «مبيع» gibi ismi mef’ul olabilir.