AyetSûreler

İnsân Sûresi 8. Âyet

Medine · Cüz 29 · Sayfa 579

وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينࣰا وَيَتِيمࣰا وَأَسِيرًا ۝٨

Düşküne, yetime ve esire seve seve yemek yedirirler

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّهٖ – Burada «عَلٰى حُبِّهٖ» zamirin merci’ine göre iki ma’na ifade eder.

BİRİSİ, taama sevgileri, ya’ni kendi ihtiyacları hasebiyle istek ve arzuları bulunmakla beraber demektir ki

«وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّهٖ لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ» mazmunudur.

BİRİSİ DE, o it’amı kerhen değil, bütün kalblerinden isteye isteye seve seve demektir ki her birinin bir

vechi vardır. مِسْكٖينًا وَيَتٖيمًا وَاَسٖيرًا – MİSKİN, kendi kendine iktisabdan âciz,

YETİM, kâsibi ölmüş, kendisi de âciz,

ESİR, memlûk olup olmamaktan, Ebu Müslim olup olmamaktan eamm olarak her hangi bir esîr olursa

olsun. Burada esîrlere, düşgünlere hüsni muameleye mühim bir tenbih vardır. Esîr, kendisine katil ve sair her hangi bir muamele yapılabilmeğe mahkûm bir haldedir. Onun katletmek lâzımsa önce katletmeli, fakat kaydi esaretle bağlandıktan sonra da işkence etmeyip mümkin olabildiği kadar insanca bakmalıdır. Rivayet olunur ki Resulullaha esîr getirilir, o onu müslimanlardan ba’zılarına teslim eder, buna ihsan et, güzel bak diye emrederdi, iki gün üç gün onun yanında kalır, o müslim, ona kendi nefsine tercih eder surette bakardı. Katâde demiştir ki o gün onların esîrleri müşrikler idi, müslim kardeşin ise elbette it’amına daha lâyıktır اه. Müslim esîre muavenet, daha ziyade onun esaretten halâsına sa’y ile olur. Sonra onlar bu it’amdan bir garaz ve ıvaz beklemezler.