AyetSûreler

Hicr Sûresi 16. Âyet

Mekke · Cüz 14 · Sayfa 263

وَلَقَدۡ جَعَلۡنَا فِي ٱلسَّمَآءِ بُرُوجࣰا وَزَيَّنَّـٰهَا لِلنَّـٰظِرِينَ ۝١٦

Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى السَّمَآءِ بُرُوجًا Muhakkak ki biz Semâda burclar yaptık - BURC; aslında yüksek köşk demektir. Sema da sureti mahsusada ictima’ etmiş bir takım yıldızların hey’eti içtimaıyyelerine de bu ma’nâ ile burc ıtlak edilmiştir. Ki meşhurları on ikidir. Bulundukları mıntıkaya «mıntakatül’büruc» temsiye olunur ki Şemsin intikaleyn noktalarını tahdid eden medarı seretan ile medarı Cedi arasındaki kuşaktır. Müneccimîn ıstılâhında buruc denildiği zaman Şems ve Seyyaratın menazili sayılan bu on iki burc anlaşılır. Bir hayli müfessirîn de bu on ikiyi söylemişlerdir. Fakat Semadaki burclar bu on ikiden ıbaret değil, pek çoktur. Ekserîsi bu on ikinin dahilinde ise de Dübbiekber, Dübbiasgar gibi kutublar semtinde olanlar da vardır. Ve bu ayette cem’i münekker sıgasile alel’ıtlak «بُرُوجًا» buyurulmuş olduğu cihetle bunu on iki ile takyid, hılafı zâhirdir. İmdi âyetteki husni zevkı tatmak için burc kelimesinin mütezammın olduğu mefhumlara dikkat etmelidir. Burc denildiği zaman evvela yüksek bir köşk mefhumu var. Saniyen bu köşkün maddesinde yıldızlar var. Salisen yıldız mefhumunda nûr mefhumu var. Bu suretle buyurulur ki baksanızâ; biz Semada bir çok burclar, yıldızlardan masnu’, nurlarla donanmış türlü türlü şekillerde yüksek yüksek köşkler yaptık. Ya’ni tabiate kalsa idi bunlar olamazdı, Sema vücud bulmaz, bulsa basît bir bu’d olmaktan ileri geçemezdi, yıldızlar ve bahasus bunların muhtelif’ mütenevvi’ teşekkülleri olamaz, yıldız tabiatile kaderleri, bu’dleri tefavüt edemez, muhtelif menazıra ayrılmaz, hepsi aynı kaderde aynı vaz’ıyyette müsavi mesafelerde alesseviyye bir nesakta olur. Manzarai Semada bu bedi’ burclar bulunmazdı. Sun-u kudretimizle biz bunları yaptık وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرٖينَ ve nazar sahibleri için onu - o Semayı - tezyin ettik. - Ya’ni o mütenevvi’ burcları, nûrdan âvizeleri, bedi’ manzaralarıyle Sema öyle güzeldir ki nazarı dikkati celbetmemesi, bakanların ıbret almaması kabil değildir. Fakat bunun için bakacak, baktığını görecek, gördüğünün ilerisini sezip ıbret alacak nazar sahibi olmak lazımdır. Sahib nazar olanlar bu sun’ı bedia meclûb olup baksın, bu ulviyyeti bu asari kudreti temaşa atsin de saninin azamet-ü kibriyasına istidlal ile tevhide yükselsin içindir ki onu süsledik donattık