AyetSûreler

Hâkka Sûresi 7. Âyet

Mekke · Cüz 29 · Sayfa 566

سَخَّرَهَا عَلَيۡهِمۡ سَبۡعَ لَيَالࣲ وَثَمَٰنِيَةَ أَيَّامٍ حُسُومࣰاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِيهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِيَةࣲ ۝٧

Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

حُسُومًا – Husûm, uğursuzluk ve idman ma’nalarına masdar olduğu gibi bir de hâsimin cem’i olur. Hasm, bir şey’i kökünden kesmek ve bir marazı kökünden kesmek için ard ardına dağlamak, mütetabian keyye etmek ma’nalarına gelir burada bundan müstear olduğunu söylemişlerdir ki köklerini kesmek için müstemirren demek olur. Netekim Sûrei Kamerde «فٖى يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّ» geçmişti. Bundan başka Hamim secdede «فٖٓى اَيَّامٍ نَحِسَاتٍ» buyurulmasına temamen mutabık olmak üzere ba’zıları da «husûmen» men husat, meş’umat demek olduğunu söylemişlerdir. Bu da köklerini kesecek, hiç hayırlarını bırakmıyacak derecede uğursuz ma’nâsını ifade eder. Ba’zıları da «husumen» masdar olarak mef’uli leh, ya’ni köklerini kesmek için demek olduğuna zâhib olmuşlardır. Berdül’acûze husûm fırtınası husûm güleri, eyyamı husûm ta’birleri lisanımızda da şayi’dir. (Sûrei kamere bak) صَرْعٰى – Sarî’in cem’idir. Sarî’, çarpılıp yere yıkılmış, burada helâk olmuş demektir.