Hâkka Sûresi 40. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 568
إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِيمࣲ ٤٠
Kuşkusuz Kur’ân, şerefli bir peygamberin (Allah’tan) getirdiği sözdür
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
اِنَّهُ haberiniz olsun o - ya’ni mücerred dirayet ile bilinemiyecek olan o haberleri size bu beliğ beyanat ile bildirip öğüd vermek üzere okunan Kur’an لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرٖيمٍ muhakkak kerîm; tekrîm ve ihtirama şayan, kerem ve keramet sahibi yüksek bir Resulün, büyük bir Hak ilçisinin getirdiği sözdür. - O, tekzibe değil, saygı ile, inanç ile dinlenmesi lâzım gelen bir sözdür. Çünkü ilçinin sözü onu gönderenin sözüdür. Burada Resuli kerîmden murad Hazreti Peygamber sallâllahü aleyhi vesellemdir. «اِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ» Sûresinde Resuli kerîm, Cebrail olduğu cihetle burada da öyle olmasına zâhib olanlar olmuşsa da oradaki karînelerle buradaki karînelerin farkı vardır. O arada «لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرٖيمٍ ذٖى قُوَّةٍ عِنْدَ ذِى الْعَرْشِ مَكٖينٍ مُطَاعٍ ثَمَّ اَمٖينٍ وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍ وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُبٖينِ وَمَا هُوَ عَلَى الْغَيْبِ بِضَنٖينٍ وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَيْطَانٍ رَجٖيمٍ» vasıflariyle, sâhibüküm buyurulan Hazreti Peygamberin ufukı mübînde gördüğü kuvvetle Resulün Şeytaniracîm olmadığı anlatılmış olduğundan o Resuli kerîmin Allah tarafından Peygambere gelen Cebrail olduğu zâhirdir. Halbuki onun şâir, kâhin olmadığını söyleyen şu âyetler burada Hazreti Peygamberin kerametini beyanda zâhirdir. Muhakkakki o Kur’anı kerîm bir Peygamberin tebligıdır.