Hâkka Sûresi 32. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 567
ثُمَّ فِي سِلۡسِلَةࣲ ذَرۡعُهَا سَبۡعُونَ ذِرَاعࣰا فَٱسۡلُكُوهُ ٣٢
Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
ثُمَّ فٖى سِلْسِلَةٍ sonra bir zincirde ki bu zincir ذَرْعُهَا سَبْعُونَ ذِرَاعًا boyu yetmiş arşın - burada bu ziraın nasıl bir zira’ olduğu hakkında sözler söylemişlerse de lüzumsuzdur. Ba’zıları yetmiş adedi tahsıys için değil, «اِنْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ سَبْعٖينَ مَرَّةً» gibi çokluktan kinaye olduğunu söylemişler, ba’zıları da zâhir olan adeddir, hikmetini Allah bilir demişlerdir. Bize öyle geliyor ki bu zincirden murad Allahü a’lem Dünyadaki ömürdür; Cehenneme yuvarlanan onunla sallanır. Günler veya aylar zincirin birer halkası, her senesi de sinnin vahidi kıyasîsi olmak ı’tibariyle onun imtidadı, tul mıkyası olan arşın ile ifade olunmuştur. Şu halde yetmiş arşın boyda demek yetmiş yaşında demek olur, yetmiş denilmesi de maadadan ihtiraz içnin değil «اَكْثَرُ اَعْمَارِ اُمَّتِى مَا بَيْنَ سِتّٖينَ وَسَبْعِينَ» buyurulmuş olmasına nazaran yetmiş yaş bu ümmete ekseriya ömürlerin a’zamîsi olduğuna ve bir de yetmiş yaşına kadar Dünyayı, Âhıreti anlamamış, tevbekâr olup iyman ve salâha yüz tutmamış olanların ondan sonra salâhları müsteb’ad bulunduğuna işaret olsa gerektir. Bu emrin hikmeti de şu iki cümle ile beyan buyuruluyor: birincisi