Hâkka Sûresi 13. Âyet
Mekke · Cüz 29 · Sayfa 567
فَإِذَا نُفِخَ فِي ٱلصُّورِ نَفۡخَةࣱ وَٰحِدَةࣱ ١٣
Sûr’a bir tek üfleme üflendiği
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَاِذَا نُفِخَ فِى الصُّورِ «كَذَّبَتْ الخ» den buraya kadar olan beyanat öyle muhtıra kabîlinden olan küçük Kıyametler demek olup bundan ı’tibaren Kıyameti kübrâ olan Hâkkanın tafsîline şüru’ olunuyor. (Nefhı sur hakkında sûrei Nemilde «يَوْمَ يُنْفَخُ فِى الصُّورِ فَفَزِعَ مَنْ فِى السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِى الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَآءَ اللّٰهُ» ve sûrei Zümerde «وَنُفِخَ فِى الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِى السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِى الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَآءَ اللّٰهُ ثُمَّ نُفِخَ فٖيهِ اُخْرٰى فَاِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنْظُرُونَ» âyetlerine bak).
نَفْخَةٌ وَاحِدَةٌ kudreti ilâhiyyeden bir tek nefha - bundan zâhir olan nefhai ulâdır. Ki nefhai saniye veya salise daha sonraki safahatta demek olur. Nefhanın Zümer âyetine nazaran nefhai sa’ık veya nefhai kıyam diye iki olduğuna kail olanlardan ba’zıları İbni Abbastan rivayet olarak buna ilk nefha, ya’ni tahrib nefhası demişler, ba’zılarıda «تُعْرَضُونَ» karînesiyle ikinci nefha demişlerdir. Lâkin ilk nefhadan sonrası artık mümted bir vakıt ma’nâsına bir gün addolunmak i’tibariyle nefhai saniyenin yine ondan arz için olmasına mani’ değildir. Daha evvel sûrei Nemil âyetini de ayrıca nazarı dikkate alanlar ilk nefha, feza’ ikinci mefha, sa’ık, üçüncü nefha kıyam ve arz nefhası olmak üzere üç nefha saymışlar ve bunlardan da ba’zıları bunu ikinci nefhadan i’tibar etmişlerdir. Maamafih bunun nefhai ulâ olup «وَحُمِلَتِ الْاَرْضُ وَالْجِبَالُ وَهِىَ تَمُرُّ مَرَّالسَّحَابِ» gibi feza’ hengâmını «فَدُكَّتَا دَكَّةً وَاحِدَةً» sa’ık ve tahrib hengâmı olan nefhai saniyeyi, arz da kıyam ve nüşûr, vakfe ve hisab hengâmında olan nefhai saliseyi ifade etmiş ve nefhai ulâ hepsinin mebdei olmak ve hepsi «kün» emrine raci’ bulunmak haysiyyetiyle nefhai vâhide ta’bir buyurulmuş olması fehme daha akrebdir. Bir nefha nefh edilip