Hadîd Sûresi 23. Âyet
Medine · Cüz 27 · Sayfa 540
لِّكَيۡلَا تَأۡسَوۡاْ عَلَىٰ مَا فَاتَكُمۡ وَلَا تَفۡرَحُواْ بِمَآ ءَاتَىٰكُمۡۗ وَٱللَّهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخۡتَالࣲ فَخُورٍ ٢٣
Böylece elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah’ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız. Çünkü Allah, kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
لِكَيْلَا تَاْسَوْا عَلٰى مَا فَاتَكُمْ o yazı şu hikmet içindir ki gayib ettiğiniz Dünya ni’metlerine gam yemiyesiniz, yerinmiyesiniz - Allahın takdiri böyle imiş diye mütesellî olup metanetinizi muhafaza edesiniz وَلَا تَفْرَحُوا بِمَآ اٰتٰيكُمْ ve size verdiği ile de güvenmeyesiniz - mağrurlanmayıp «هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّٖى لِيَبْلُوَنٖىٓ ءَاَشْكُرُ اَمْ اَكْفُرُ» diye sonunu düşünesiniz. Zira hepsinin mukadder yazılı olduğuna iymanı olan ve kalbleri Allahın zikrine ve inen hakka huşu’ duygusunu besliyen kimseler Allah Tealânın vukuat ile tebeyyün eden acı tatlı kaza ve kaderi tecelliyyatı karşısında hasbelbeşeriyye müteessir veya metahassis olsa da kendini şaşırmaz, ne gamın ıztırabına ne de sevincin gurur ve heyecanına kaptırmaz. Hepsinin haktan indiğini ve nice gizli hikmetleri bulunduğunu bilerek her iki halde de gönlünü Allahın mağfiret ve rıdvanı neş’esine bağlayıp huşu ve rıza hisleriyle vazifesine bakar وَاللّٰهُ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ Hem Allah çok iftihar eden kurumlunun, ya’ni çok öğünen mağrurlanan kibirlilerin kendini beğenmişlerin hiçbirini sevmez - bu tezyil ferahın mahzurunu ve mezmum olan nev’ini beyandır. Demek ki mezmum olan ferah kibir ve gurur getiren fazla güveniştir. Zira «فَخُورٍ», mübalâga sıygasıdır. Çok iftihar edici demektir. «مُخْتَالٍ» da ıhtiyalden ismi fail olup kendinde görünen bir fazılet tehayyül ederek kurumlanan mütekebbir demektir ki kendini beğenmiş ta’bir ederiz. Aslında «خُيلآء» dan müştaktır.