Furkân Sûresi 7. Âyet
Mekke · Cüz 18 · Sayfa 360
وَقَالُواْ مَالِ هَٰذَا ٱلرَّسُولِ يَأۡكُلُ ٱلطَّعَامَ وَيَمۡشِي فِي ٱلۡأَسۡوَاقِ لَوۡلَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِ مَلَكࣱ فَيَكُونَ مَعَهُۥ نَذِيرًا ٧
Şöyle dediler: "Bu ne biçim peygamber ki, yemek yer, sokaklarda gezer? Ona, beraberinde bulunup uyaran bir melek indirilseydi ya
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَقَالُوا مَالِ هٰذَا الرَّسُولِ يَاْكُلُ الطَّعَامَ وَيَمْشٖى فِى الْاَسْوَاقِ – Rivâyet olunduğuna göre Kureyşten Utbe ve Şeybe ibnârebîa, Ebü Süfyan ibni Harb, Nadr ibnilharis, Ebülbuhtüri, Esved İbnilmuttalib Zem’atibnil’esved, Velid İbnilmugıyre, Ebû cehl ibni Hişâm, Abdullah ibni Ebîümeyye, Ümeyyetibni Half, As ibni Vail, Nebih ibni Haccac ile Münebbih ibni Haccac toplanmışlar ve birbirlerine «Muhammede bir haber salın, kendisiyle bir konuşun, bir muhasebe münakaşa edin ki ma’zur olasınız » demişler ve bunun üzerine «kavmin senin için toplandılar, seninle konuşmak istiyorlar» diye haber salmışlardı. Aleyhıssalâtüvesselâm geldi» ya Muhammed, biz senin hakkında ma’zur olalım diye sana haber gönderdik. İmdi bak sen eğer bu sözle mal istiyorsan sana mallarımızdan mal toplarız ve eğer şeref istiyorsan seni Efendi tanırız, büyükleriz ve eğer mülk istiyorsan seni melik yaparız» dediler. Resulullah sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki: «bende dediklerinizden hiç biri yok, ben size getirdiğimi ne mallarınızı almak için, ne içinizde şeref için, ne de üzerinizde melik olmak için getirmedim ve lâkin Allah tealâ beni size bir Resul olarak gönderdi ve bana bir kitab indirdi ve size bir beşîr-ü nezîr olmamı emreyledi, ben de size rabbımın risaletini tebliğ ve hayırhahlıkla nasıhat eyledim. Eğer siz getirtiğimi kabul ederseniz o sizin Dünya ve Âhırette nasibinizdir ve eğer onu bana reddederseniz Allah azze ve celle benimle sizin aranızda hukmünü verinciye kadar ben Allah tealânın emrine sabrederim. Ya Muhammed, dediler! Eğer arz ettiklerimizden hiç bir şey kabul etmiyeceksen o halde kendin için rabbından işte: maıyyetinde seni tasdık edecek ve senden bizi def’eyliyecek bir Melek göndersin, hem işte sana bağlar bostanlar ve altından gümüşten köşkler yapsın da seni çalışmadan kurtarsın, çünkü sen de bizim gibi çarşılarda dolaşıyor geçimlik arıyorsun, eğer zu’mettiğin gibi Resul isen o vakit fadlını ve rabbının ındindeki menzileni anlarız. Buna karşı Resulullah hayır, ben size onun için ba’s olunmadım, Allah tealâ beni bir beşîr-ü nezîr olarak ba’ş buyurdu dedi, işte bu âyetler bu sebeble inzal buyuruldu. اه. «مَالِهٰذَا الرَّسُولِ» de «ma», istifhamiyye, «lâm » harfi cerrolduğundan kaide «مَالِهٰذَا» şeklinde muttasıl yazılmak idiyse de hattı İmamda «مَالِ هٰذَا» suretinde «lâm» ayrı yazılmış ve binaenaleyh burada yazılmak sünneti mu’tebere olmuştur. ١ تَبَارَكَ الَّذٖٓى اِنْ شَآءَ جَعَلَ لَكَ خَيْرًا مِنْ ذٰلِكَ جَنَّاتٍ تَجْرٖى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ وَيَجْعَلْ لَكَ قُصُورًا ١١ بَلْ كَذَّبُوا بِالسَّاعَةِ وَاَعْتَدْنَا لِمَنْ كَذَّبَ بِالسَّاعَةِ سَعٖيرًا ١٢ اِذَا رَاَتْهُمْ مِنْ مَكَانٍ بَعٖيدٍ سَمِعُوا لَهَا تَغَيُّظًا وَزَفٖيرًا ١٣ وَاِذَآ اُلْقُوا مِنْهَا مَكَانًا ضَيِّقًا مُقَرَّنٖينَ دَعَوْا هُنَالِكَ ثُبُورًا ١٤ لَاتَدْعُوا الْيَوْمَ ثُبُورًا وَاحِدًا وَادْعُوا ثُبُورًا كَثٖيرًا ١٥ قُلْ اَذٰلِكَ خَيْرٌ اَمْ جَنَّةُ الْخُلْدِ الَّتٖى وُعِدَ الْمُتَّقُونَ كَانَتْ لَهُمْ جَزَآءً وَمَصٖيرًا ١٦ لَهُمْ فٖيهَا مَا يَشَآؤُنَ خَالِدٖينَ كَانَ عَلٰى رَبِّكَ وَعْدًا مَسْؤُلًا ١٧ وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَيَقُولُ ءَاَنْتُمْ اَضْلَلْتُمْ عِبَادٖى هٰٓؤُلَآءِ اَمْ هُمْ ضَلُّوا السَّبٖيلَ ١٨ قَالُوا سُبْحَانَكَ مَا كَانَ يَنْبَغٖى لَنَآ اَنْ نَتَّخِذَ مِنْ دُونِكَ مِنْ اَوْلِيَآءَ وَلٰكِنْ مَتَّعْتَهُمْ وَاٰبَآءَهُمْ حَتّٰى نَسُواالذِّكْرَ وَكَانُوا قَوْمًا بُورًا ١٩ فَقَدْ كَذَّبُوكُمْ بِمَا تَقُولُونَ فَمَا تَسْتَطٖيعُونَ صَرْفًا وَلَا نَصْرًا وَمَنْ يَظْلِمْ مِنْكُمْ نُذِقْهُ عَذَابًا كَبٖيرًا ٢ وَمَآ اَرْسَلْنَا قَبْلَكَ مِنَ الْمُرْسَلٖينَ اِلَّآ اِنَّهُمْ لَيَاْكُلُونَ الطَّعَامَ وَيَمْشُونَ فِى الْاَسْوَاقِ وَجَعَلْنَا بَعْضَكُمْ لِبَعْضٍ فِتْنَةً اَتَصْبِرُونَ وَكَانَ رَبُّكَ بَصٖيرًا
Meali Şerifi