AyetSûreler

Furkân Sûresi 63. Âyet

Mekke · Cüz 19 · Sayfa 365

وَعِبَادُ ٱلرَّحۡمَٰنِ ٱلَّذِينَ يَمۡشُونَ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ هَوۡنࣰا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ ٱلۡجَٰهِلُونَ قَالُواْ سَلَٰمࣰا ۝٦٣

O çok merhametli Allah’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve cahil kimseler kendilerine laf attığı zaman (incitmeksizin) "selam" derler (geçerler)

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

وَعِبَادُ الرَّحْمٰنِ Ve o Rahmânın kulları, ya’ni zikir ve şükrünü bilerek yalnız o Rahmâna kulluk eden o bahtiyarlar - bu mübtedanın haberi tâ sûrenin âhirine doğru gelecek olan «اُولٰٓئِكَ يُجْزَوْنَ الْغُرْفَةَ» dir. Bununla beraber şu da olabilir: الَّذٖينَ يَمْشُونَ عَلٰى الْاَرْضِ هَوْنًا onlar ki Arz üzerinde mülâyim yürürler - burada ıbadı Rahmân her biri bir zümreyi andıran sekiz sıfatla tavsıf olunarak islâm ahlâk ve medeniyyetinin, mefkûresinin bir fezlekesi yapılmıştır. Evvelkisi umumiyyetle siyretlerini gösteriyor, ya’ni Rahmânın kulları öyle kimselerdir ki evvelâ gidişleri, Arz üzerinde yürüyüşleri ve tarzı hareketleri mülâyimânedir. Cebbarane, mağrurane, kibirli, saygısız, kaba ve haşin değil, sekînet ve vakar ile mütevazıâne, edibâne, nâzük ve yumuşak yürürler. Etraflarını iz’ac etmez, eza vermez, sendeler gibi gitmez, hisablı, saygılı, tavrı merhametle emniyyet-ü âsayiş neşrederek giderler وَاِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ cahiller, ya’ni kendini bilmezler, edebsiz gûruh lâf attığı vakıt da kendilerine قَالُوا سَلَامًا «selâm» derler - selâmetle neticelenecek söz söylerler, yâhud selâmetle derler. Onlara çatmağa tenezzül etmezler, tehammül de ederler. 2 -