Fâtır Sûresi 42. Âyet
Mekke · Cüz 22 · Sayfa 439
وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَئِن جَآءَهُمۡ نَذِيرࣱ لَّيَكُونُنَّ أَهۡدَىٰ مِنۡ إِحۡدَى ٱلۡأُمَمِۖ فَلَمَّا جَآءَهُمۡ نَذِيرࣱ مَّا زَادَهُمۡ إِلَّا نُفُورًا ٤٢
Olanca güçleriyle Allah’a yemin etmişlerdi ki, kendilerine uyarıcı bir peygamber gelirse, mutlaka ilerideki ümmetlerin herhagi birinden daha doğru yolda olacaklardı. Fakat kendilerine uyarıcı bir peygamber geldiği zaman bu, onların sırf ürküntüleriniartırdı
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَاَقْسَمُوا بِاللّٰهِ جَهْدَ اَيْمَانِهِمْ لَئِنْ جَآءَ هُمْ نَذٖيرٌ لَيَكُونُنَّ اَهْدٰى مِنْ اِحْدَى الْاُمَمِ – çünkü Kureyş Ehli kitabın Peygamberlerini tekzib ettiklerini işitmişler ve şöyle demişlerdir: Allah, Yehûd ve Nesarâya lâ’net etsin eğer bize bir Resul gelse idi her halde biz ümmetlerin her birinden daha hidayetkâr olurduk فَلَمَّا جَآءَ هُمْ نَذٖيرٌ sonra da kendilerine bir Peygamber, ya’ni Muhammed aleyhissalâtü vesselâm geldiği zaman مَازَادَهُمْ اِلَّا نُفُورًا onlara fazla bir ürkeklik verdi - yeminleri gibi hakkı kabul değil de haktan bir kaçınma.