AyetSûreler

Enfâl Sûresi 4. Âyet

Medine · Cüz 9 · Sayfa 177

أُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُؤۡمِنُونَ حَقࣰّاۚ لَّهُمۡ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمۡ وَمَغۡفِرَةࣱ وَرِزۡقࣱ كَرِيمࣱ ۝٤

İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, bağışlanma ve değerli rızık vardır

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اُولٰٓئِكَ İşte bunlar -bu sıfat ile muttasıf olanlar yokmu هُمُ الْمُؤْمِنُونَ حَقًّ ا hakkan mü’minler ancak bunlardır.- Hakikatte mü’min diye ancak bunlara denilir. Zira hem kalbleri, hem kalıbları ile mü’mindirler. لَهُمْ دَرَجَاتٌ عِنْدَ رَبِّهِمْ Bunlar için rabları indinde yüksek yüksek dereceler وَمَغْفِرَةٌ ve büyük bir mağfiret وَرِزْقٌ كَرٖيمٌ ve kerîm bir rızka ded ve müddeti tükenmez, zarar ve fenası ve derd-ü belâsı bulunmaz hayrı mahz olan bir ni’meti maksume -vardırk i iyman ve amelin asıl ecri bunlardır; emval ve ganâimi Dünyeviyye bunların karşısında kale alınmağa değmez bir takım enfâl ve nevafilden ıbarettir. Binaenaleyh enfalin hukmünü sorarken evvel emirde şunu bilmek lâzım gelir ki enfâl, bu derecatı, bu mağfireti, bu rızkı kerîmi ihlâl etmemek şartıyle ve onun üzerine zâid fazla bir ni’met olmak üzere mülâhaza edilmeli ve ganimet fikrine saplanarak bu emellerden mahrum kalmamalıdır. Yoksa ganâim, enfâl değil, bir vebal olur kalır. Bu hal, bu enfâl mes’elesindeki vaz’iyyet neye benzer bilirmisiniz?.

Ya Muhammed,