AyetSûreler

Enfâl Sûresi 11. Âyet

Medine · Cüz 9 · Sayfa 178

إِذۡ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةࣰ مِّنۡهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيۡكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءࣰ لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذۡهِبَ عَنكُمۡ رِجۡزَ ٱلشَّيۡطَٰنِ وَلِيَرۡبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمۡ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلۡأَقۡدَامَ ۝١١

O sırada size, yine katından bir güven ve esenlik olmak üzere bir uyku sardırıyordu, sizi temizlemek, şeytanın vesvesesini sizden gidermek, yüreklerinize kuvvet vermek ve ayaklarınızı sağlam durdurmak için gökten üzerinize yağmur indiriyordu

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

اِذْ يُغَشّيٖكُمُ النُّعَاسَ Hani size uykuyu sardırıverdi -fakat gaflete düşürüb baskına uğratmak için değil اَمَنَةً مِنْهُ tarafından bir te’min olmakk orkunuzu silib dinlendirmek -için وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُمْ مِنَ السَّمَآءِ مَآءً ve üzerinizes emâdan umulmadık bir zamanda -semâdan bol bir su indiriyordud üşman ordusu daha evvel gelmiş, su bulunan mevzi’i tutmuştu, müslimanlara bir yudum su vermiyorlar ve bu sebeble galebeyi te’min edeceklerini zannediyorlardı. Müslimanlar susamışlar, içmek, taharet etmek, gusül eylemek için su bulamamışlar, bir çokları ihtilâm olmuştu. Bundan başka bulundukları mevki’ kumluktu, ayaklar batıyor, toz duman oluyordu, düşmanın çokluğuna ve alât ve edevatlarının kesretine munzammolan bu ahval ise bir çok korkulara, vesveselere bâ’ıs olmuştu, böyle bir sırada Allah tealâ geceleyin öyle bir yağmur ihsan etmiş, vâdi ırmak gibi akmıştı. Bakınız bu su, susuzluğu izâle ettikten başka ne kadar ni’met ve hikmeti tazammun ediyordu ki:

1- لِيُطَهِّرَكُمْ بِهٖ Sizi bununla tathir etsin -kirletecek şeylerden temizlesin, necasetten, hadesten taharet ettirsin, abdestinizi, guslünüzü te’min eylesin de bir kerre bu yüzden olan gam-ü kederinizi def’etsin, zira mü’minler su bulamadıkları zaman hararetten def’etsin, zira mü’minler su bulamadıkları zaman hararetten müteessir oldukları kadar belki daha ziyade taharetsizlikten mağmum ve mükedder olurlar. Mü’min cünüb olduğu zaman adetâ kendinden tiksinir, gusüledemezse kalbi müteellim ve muztarib olur. Ve hakıkaten taharet her ni’metin esasıdır. Bu hıkmete mebniydir ki Allah tealâ taharete temkini, suyun en birinci menfeat ve hıkmeti olan bir ni’met olmak üzere göstermiştir. 2- وَيُذْهِبَ عَنْكُمْ رِجْزَ الشَّيْطَانِ Ve sizden Şeytanın ezasını, vesvesesini gidersin -düşman «Bedr» suyunu istilâ etmiş bulunduğundan dolayı Şeytan müslimanlara vesvese vermek için vesiyle buluyor, susuzluktan helâk olmakla korkutuyordu. Rivayet olunuyor ki bir çokları uyuyub ihtilâm olunca İblîs kendilerine temessül etmiş ve demişti ki: siz hakk üzerinde bulunduğunuzu zu’mediyorsunuz, ve halbuki cenabet cenabet namaz kılacaksınız ve susuzluktan helâk olacaksınız, eğer haklı olsa idiniz düşman suya galebe mi edebilirdi? İşte yağmurun yağması bu gibi Şeytan vesveselerini de izâle etmiş idi.

3- وَلِيَرْبِطَ عَلٰى قُلُوبِكُمْ Ve kalbleriniz üzerine bir rabıta olsun -Allahın mukaddimei nusratı olan lûtfunu umumen müşahede ile kalbleriniz kuvvet bulsun da Allaha tevekkül ve ı’timadınız ve ciheti vahdetinizde irtibatınız artsın.

4- وَيُثَبِّتَ بِهِ الْاَقْدَامَ Ve bununla ayaklarınızı tasbit etsin -yerli yerinde iyi ve sıkı bastırsın da kumlara batıb kaymasın.