Enbiyâ Sûresi 5. Âyet
Mekke · Cüz 17 · Sayfa 322
بَلۡ قَالُوٓاْ أَضۡغَٰثُ أَحۡلَٰمِۭ بَلِ ٱفۡتَرَىٰهُ بَلۡ هُوَ شَاعِرࣱ فَلۡيَأۡتِنَا بِـَٔايَةࣲ كَمَآ أُرۡسِلَ ٱلۡأَوَّلُونَ ٥
Onlar: "Hayır, bunlar karışık rüyalardır; yok, onu kendisi uydurdu, yok o bir şairdir. Böyle değilse önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin" dediler
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
بَلْ قَالُوٓا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ hayır, dediler, adgasü ahlâm -yalan ru’ya (Sûrei Yûsüfe bak) lâkin yalan ru’ya ile bir hakıkatin bilinemiyeceği âşikâr olduğundan dediler ki بَلِ افْتَرٰيهُ hayır uydurdu - kendiliğinden attı üstüne vurdurdu. Bu iftirayı da beğenmediler de بَلْ هُوَ شَاعِرٌ hayır o bir şair - bir şiir söylüyor dediler. İşte rablarından gelen zikrile eğlenen, Kur’an nâzil oldukça alay eden o kalbleri lâhî zalim kâfirler nübüvvetin bir Allah vergisi olduğuna inanmak istemeyip kendi gönülleri o yunde olduğundan dolayı nefislerine kıyas ile onu gizliden gizli bir sihirbazlık, bir hilekârlık addetmek isterlerken sirlerine haber veren vahyin ı’cazı karşısında şaşırarak yok ru’ya yok uydurma, yok şaır diye saçmaladılar da nihayet فَلْيَاْتِنَا بِاٰيَةٍ كَمَآ اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ dediler, sanki inanacaklarmış gibi evvelki Peygamberlerin mu’cizelerini istediler. Ki bu gün de hulâsa edildiği zaman münkirlerin müddeayatı bunlardan ıbarettir.