Enbiyâ Sûresi 109. Âyet
Mekke · Cüz 17 · Sayfa 331
فَإِن تَوَلَّوۡاْ فَقُلۡ ءَاذَنتُكُمۡ عَلَىٰ سَوَآءࣲۖ وَإِنۡ أَدۡرِيٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدࣱ مَّا تُوعَدُونَ ١٠٩
Eğer (yine de) yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım; tehdit olunduğunuz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ kabul etmedikleri takdirde de şöyle de: اٰذَنْتُكُمْ عَلٰى سَوَآءٍ size alesseviyye iyzan, ettim-emri bildirdim, tehlükeyi i’lân eyledim-iyzan hali harb i’lân etmek ma’nâsına da geldiğine göre bu âyetin nüzuliyle Resulullah Mekke müşriklerine karşı vaz’ıyyetin hali harb olduğunu anlatmış demek olur ki şu halde ileride vâki’ olacak Bedr muharebesinin i’lânı da bu andan i’tibaren yapılmış demektir. وَاِنْ اَدْرٖٓى اَقَرٖيبٌ اَمْ بَعٖيدٌ مَا تُوعَدُونَ Ve size yapılan o vaîd, yakınmı uzak mı bilmem-ya’ni dini hakkın zuhuru, müslimînin galebesi ve yahud Kıyametin kopması lâbüdd olduğunda şüphe yoksa da yakın mı uzakmı bilmem. Şu halde Sûrenin başında «اِقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ» buyurulması «هرآتى قريب» olmak i’tibariledir.