AyetSûreler

Câsiye Sûresi 9. Âyet

Mekke · Cüz 25 · Sayfa 499

وَإِذَا عَلِمَ مِنۡ ءَايَٰتِنَا شَيۡـًٔا ٱتَّخَذَهَا هُزُوًاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابࣱ مُّهِينࣱ ۝٩

Âyetlerimizden birşey öğrendiği zaman, onu alaya alıyor. İşte onlar için rezil ve rüsvay edici bir azap vardır

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

Bu açıklama 1–12. âyetleri birlikte ele alır.

1. حٰمٓ – mübtedâ haber, yâhud kasem, yâhud nidâdır 2. تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ – TENZİL, masdarı ma’lûm indirmek veya masdarı mechul indirilmek, yâhud masdar bima’nâ mef’ul

indirilme kitab ma’nâlarına gelebilir. Ya’ni bu حٰمٓ sesleri Allahdan kitab indirme, indirilmedir, yâhud bu kitab Allahdan indirilmiş kitabdır, yâhud bir kimseye kitab indirilmek risalet verilmek veya bu kitabın indirilişi مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ o azîz, hakîm Allahdandır. - Kesbile yapılmaz, çalışmakla uydurulmaz, çünkü Allah azîz, emrinde galib ve tedbirinde hakîmdir. Binaenaleyh bu kitab da azîz, hakîmdir. Binaenaleyh bu kitab da azîz, hakîmdir. 3. اِنَّ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَٰايَاتٍ لِلْمُؤْمِنٖينَ şübhesiz ki göklerde ve Yerde mü’minler için çok âyetler var. - Ya’ni delîl ve bürhana inanmak, tasdık etmek şanından olan kimseler için çok delîller, huccetler, alâmetler vardır ki Allah tealânın varlığına, ızzet ve kudretine, hikmetine delâlet ederler. Şu halde iymanı olanlar Semavâtı ve Arzı müşâhede ve tetkık ile onlardaki âyâtı peyderpey keşfederek delâlet ettikleri hikmeti ilâhiyyeyi fehm-ü istihrac edip ona göre güzel güzel hakîmâne ameller yapmağa çalışmak lâzım gelir. Onun için sonraki müslimanların bu âyetlerden, bu ılimlerden gafil kalmaları sükutlarına sebeb olmuş ve fünunun tabiatciler elinde ilhada sapmasına meydan vermiştir. (Âli Imranda «اِنَّ فٖى خَلْقِ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ» âyetine bak). 4. وَفٖى خَلْقِكُمْ sizin yaradılışınızda وَمَا يَبُثُّ مِنْ دَآبَّةٍ ve üretip durduğu hayvanlarda da - ya’ni Allahın bir dabbeden bir çoklarını tenevvu’ ve tekessür ettirerek üretip durduğu hayvanatta da اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ yakîn edinecek kimseler için âyetler vardır. - Hayvanâtta uzviyyetin teşekkülünde, tegaddisinde, tenemmîsinde, tevellüd ve tenâsülünde ve böyle ibtidaî bir hucreden başlayıp tekâmül, tenevvu’ ederek üremesinde ve a’za vezaifinde ve bahusus meb’hasi beşerde tecellî eden hayat hâdiseleri, her nev’ın ve hattâ her ferdin tahavvülâtında irae ettiği tekâmül safhaları i’tibariyle sâde fizik ve kimyayı gayri uzvî hâdiselerinden çok daha mütekâmil ve binaenaleyh Sanı’ tealânın kudret ve hikmetine delâlette daha kavî ve daha zâhir olduğu ve birde enfüs âfâkı câmi’ bulunduğu için bunlar iykan âyetleri olarak gösterilmiştir. Demekki hayvanâtın güzel bir tasnîfi ve hılkati beşerin tetkıkı ile mütezammın oldukları âyâtı hikmeti istihraca çalışmak dahi ehli iykanın vezaifindendir. 5. وَاخْتِلَافِ الَّيْلِ وَالنَّهَارِ Gece ve gündüzün ıhtilâfında - değişmesinde yâhud birbiri arkasından gelmesinde, ki zamanın gidişini, ömürlerin geçişini gösterir. وَمَآ اَنْزَلَ اللّٰهُ مِنَ السَّمَآءِ مِنْ رِزْقٍ Ve Allahın Semâdan indirdiği rızıkta - ya’ni rızka sebeb olmak ı’tibariyle hem kudret ve hem rahmet cihetinden âyet olan yağmur ve kar da فَاَحْيَا بِهِ الْاَرْضَ indirip de onunla Arza hayat vermesinde - hayatın ilk alâmeti olan bir ihtizaz neş’esile toprağı deprendirip türlü türlü nebatlar, ekinler, meyveler yetiştirmesinde, hem de بَعْدَ مَوْتِهَا o Arzın ölümünden sonra - hayattan eser kalmayıp kuvvei namiyesi tükendikten, otlar kuruyup ağaçlar yapraklarını, meyvelerini döktükten sonra وَتَصْرٖيفِ الرِّيَاحِ ve rüzgârları çevirmesinde اٰيَاتٌ لِقَوْمٍ يَعْقِلُونَ akıl edecek bir kavm için âyetler var. - Zamanın cereyanını ve ömrün geçişini ve zaman-ü mekân üzerinde Allah tealânın doğrudan doğru tesarrufatını gösteren bu tehavvülât, her tehavvülde bir Âhırete doğru gidildiğini ve kıyası temsilî tarikıyle ba’s ba’del’mevti ifâde ettiği cihetle bu âyetlerde bilhassa aklın, aklı husni isti’mal etmenin ehemmiyyeti tasrih olunmuştur ki bunda iki sahîfe sonra zikri gelecek olan dehrîlerin akıllarındaki noksana da bir tenbih vardır.

6. تِلْكَ İşte bunlar - bu ıhtar olunan tekvînî âyetler ve onları anlatan bu tenzîlî âyetler, bu Sûre اٰيَاتُ اللّٰهِ Allahın âyetleridir. - Allahın kudret ve irâdesini, hikmet ve ahkâmını anlatmak için ikame ve tenzîl buyurduğu delillerdir. فَبِاَىِّ حَدٖيثٍ بَعْدَ اللّٰهِ وَاٰيَاتِهٖ يُؤْمِنُونَ Allah ve âyetlerinden sonra artık hangi söze inanacaklar - ya’ni Allaha ve âyetlerine inanmadıktan sonra o iymansızlar hangi söze inanırlar, hiç? 7. 8. وَيْلٌ لِكُلِّ اَفَّاكٍ اَثٖيمٍ يَسْمَعُ اٰيَاتِ اللّٰهِ الخ Ebû cehil ve Nadr ibni Hâris gibiler hakkında nâzil olmuştur. ثُمَّ يُصِرُّ مُسْتَكْبِرًا – ısrarın aslı, eşeğin kulaklarını dikip kıçın kıçın dayatmasıdır. ١٢ اَللّٰهُ الَّذٖى سَخَّرَ لَكُمُ الْبَحْرَ لِتَجْرِىَ الْفُلْكُ فٖيهِ بِاَمْرِهٖ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ١٣ وَسَخَّرَ لَكُمْ مَا فِىالسَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ جَمٖيعًا مِنْهُ اِنَّ فٖى ذٰلِكَ لَٰايَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ ١٤ قُلْ لِلَّذٖينَ اٰمَنُوا يَغْفِرُوا لِلَّذٖينَ لَايَرْجُونَ اَيَّامَ اللّٰهِ لِيَجْزِىَ قَوْمًا بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ ١٥ مَنْ عَمِلَ صَالِحًا فَلِنَفْسِهٖ وَمَنْ اَسَآءَ فَعَلَيْهَا ثُمَّ اِلٰى رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ ١٦ وَلَقَدْ اٰتَيْنَا بَنٖٓى اِسْرَآئٖيلَ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلَى الْعَالَمٖينَ ١٧ وَاٰتَيْنَاهُمْ بَيِّنَاتٍ مِنَ الْاَمْرِ فَمَا اخْتَلَفُوٓا اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَآءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ اِنَّ رَبَّكَ يَقْضٖى بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فٖيمَا كَانُوا فٖيهِ يَخْتَلِفُونَ ١٨ ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَرٖيعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ فَاتَّبِعْهَا وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَآءَ الَّذٖينَ لَايَعْلَمُونَ ١٩ اِنَّهُمْ لَنْ يُغْنُوا عَنْكَ مِنَ اللّٰهِ شَيْئًا وَاِنَّ الظَّالِمٖينَ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَاللّٰهُ وَلِىُّ الْمُتَّقٖينَ ٢ هٰذَا بَصَآئِرُ لِلنَّاسِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ ٢١ اَمْ حَسِبَ الَّذٖينَ اجْتَرَحُوا السَّيِّئَاتِ اَنْ نَجْعَلَهُمْ كَالَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَوَآءً مَحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ سَآءَ مَايَحْكُمُونَ

Meali Şerifi