Câsiye Sûresi 18. Âyet
Mekke · Cüz 25 · Sayfa 500
ثُمَّ جَعَلۡنَٰكَ عَلَىٰ شَرِيعَةࣲ مِّنَ ٱلۡأَمۡرِ فَٱتَّبِعۡهَا وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَ ١٨
Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apaçık bir şeriat sahibi kıldık. Sen ona uy, bilmeyenlerin hevâ ve heveslerine uyma
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
ثُمَّ جَعَلْنَاكَ عَلٰى شَرٖيعَةٍ مِنَ الْاَمْرِ sonra emirden bir şerîat üzere seni me’mur kıldık - Bahirde der ki: kelâmı Arabda şerîat, nâsın ırmaklardan ve emsalinden su almağa vardıkları mevzı’dir, dîn şerîati de bu mâ’nâdandır, çünkü nâs ondan Allahın emirlerine ve rahmetine ve kurbüne irer. Ragıb da demiştir ki: şerı’ aslında masdardır. Sonra açık ve geniş yola isim yapılmış şerı’, şir’a ve şerîat denilmiştir. Bu da dînde tarikati ilahiyyeye istiare edilmiştir. Ba’zıları şerîate şeriat denilmesi şerîai maye şu vechile bir teşbih olduğunu söylemişlerdir. Çünkü hakıkat ve sıdk üzere ona sülûk eden hem kanar, hem temizlenir, kanmaktan murad ba’zı hukemânın dediğidir: içerdim kanmazdım, vaktâki Allahı tanıdım içmeden kandım, temizlenmekten murad da «نَّمَا يُرٖيدُ اللّٰهُ لِيُذْهِبَ عَنْكُمُ الرِّجْسَ اَهْلَ الْبَيْتِ وَيُطَهِّرَكُمْ تَطْهٖيرًا» mazmunudur. Burada «شَرٖيعَةٍ» de tenvin ta’zîm içindir, emir, dîn işi, yâhud Allahın emri demektir, ya’ni bu Kur’anda beyan olunduğu üzere Allahın sana vahyeylediği emr-ü nehyinden bir büyük ve geniş yol, muazzam bir şerîat üzere seni me’mur ettik فَاتَّبِعْهَا onun için o şeriate ittiba’ et - kendini ona uydur da وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَآءَ الَّذٖينَ لَايَعْلَمُونَ bilmiyenlerin hevalarına uyma - Allahın ahkâmına ılmi bulunmıyan veya ılmin muktezasına tâbi’ olmıyan kimseler sırf kendi keyf-ü heveslerinin arkasından koşarlar. Hevalar ise ferde göre ıhtılâf eder, Beni İsraîl gibi ıhtılâfa düşürür, Allahın gadabına götürür. Şerîat ise toplar, tevhid ile rızasına götürür. Şerîatı ta’kıyb et de cahillerin hevalarına uyma