Bakara Sûresi 78. Âyet
Medine · Cüz 1 · Sayfa 12
وَمِنۡهُمۡ أُمِّيُّونَ لَا يَعۡلَمُونَ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّآ أَمَانِيَّ وَإِنۡ هُمۡ إِلَّا يَظُنُّونَ ٧٨
Bunların bir de ümmî (okuma yazması olmayan) kısmı vardır, kitabı bilmezler, ancak birtakım kuruntu yığınına, boş saplantılara kapılır ve zan içinde dolaşır dururlar
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَمِنْهُمْ اُمِّيُّونَ bir de bunların ümmîleri vardır ki لَايَعْلَمُونَ الْكِتَابَ okumak yazmak bilmez, kitabı anlamazlar, اِلَّآ اَمَانِىَّ sade bir takım ümniyyeler beslerler - bütün bildikleri hayal mayal mefkûrelerden, duydukları taklidî temenniyattan ibarettir.
EMÂNIY, ümniyyenin cem’idir. Aslı «اُفْعُولَة=üf’ule» vezninde «ümnuye» olup temenninin sülâsîsi
olan takdir veya tilâvet manasına (menâ) dan me’huz bir isimdir ki insanın kendi nefs-ü hayalinde farz-u takdir ederek temenni edip durduğu ve yahut virdi zeban ettiği şeydir ki Frenkler buna (ideal) derler ve gençlerimizden bir çoğu bunu mefkûre diye terceme ediyorlar. Bunun hasılı insanın kendi gönlünden saplandığı ve mütemadiyen arkasından koştuğu bir mana, bir hayal, bir kuruntu demektir. Bunun tahakkuku mümkin ve binaenaleyh yakînî olanları bulunabilirse de alel’ekser delile ıktıran etmiyen kuru ve indî temenniyattan ibaret kalır ve bu münasebetle emâniy, ideal, ebatıl-ü evham manasına da kullanılır. Frenkler ahlâkıyatta bunu tatbik eden felsefeye (idealizm) derler, işte Yehudîlerin okumak yazmak bilmiyen avam takımı da ilimden kitaptan behresi olmayıp sadece emâniy arkasında koşarlar وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَظُنُّونَ ve onlar yalnız zannederler - bir zan peşinde koşarlar, kuru bir zann-ü taklitten başka bir şey’e malik değildirler, hakk-u batılı tayin ile seçemezler, bu cihetle bunların vebali, kendilerini aldatan okur yazarlarındır.