Bakara Sûresi 217. Âyet
Medine · Cüz 2 · Sayfa 34
يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهۡرِ ٱلۡحَرَامِ قِتَالࣲ فِيهِۖ قُلۡ قِتَالࣱ فِيهِ كَبِيرࣱۚ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفۡرُۢ بِهِۦ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ وَإِخۡرَاجُ أَهۡلِهِۦ مِنۡهُ أَكۡبَرُ عِندَ ٱللَّهِۚ وَٱلۡفِتۡنَةُ أَكۡبَرُ مِنَ ٱلۡقَتۡلِۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمۡ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمۡ عَن دِينِكُمۡ إِنِ ٱسۡتَطَٰعُواْۚ وَمَن يَرۡتَدِدۡ مِنكُمۡ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتۡ وَهُوَ كَافِرࣱ فَأُوْلَـٰٓئِكَ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ ٢١٧
Ey Muhammed! Sana haram aydan ve o ayda savaşmaktan soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak, büyük bir günahtır. Bununla beraber Allah yolundan alıkoymak, O’nu inkar etmek, insanları, Mescidi Haram’dan menetmek ve halkını oradan çıkarmak, Allah yanında daha büyük bir günahtır ve fitne, öldürmekten daha büyük bir vebaldir. Onlar, güçleri yeterse, sizi dininizden döndürmek için sizinle savaşmaktan hiçbir zaman geri durmazlar. Sizden de her kim, dininden döner ve kâfir olarak can verirse artık onların bütün amelleri, dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. İşte onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi olarak kalacaklardır
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
يَسْئَلُونَكَ عَنِ الشَّهْرِ الْحَرَامِ قِتَالٍ فٖيهِ sana Şehri haramdan, o Şehri haramda kıtalden sual soruyorlar.- Resulullah Bedir gazasından iki ay evvel «ve Bedri ûlâ» dan ba’delavde amca zadesi Abdullah İbni Cahşı esedîyi; Sa’d ibni ebi Vakkas, Ukâşe ibni Muhsın, Ukbe ibni Gazvan, Ebi Huzeyfetibni Utbetibni Rebia, Süheyl ibni Bayza’ Âmir ibni Rebia, Vakd ibni Abdillah, Halid ibni Bekir radıyallahü anhüm sekiz zat ile beraber seriyye olarak göndermiş ve kumandan olan Abdullaha bir mektub vermiş ve iki gün gitmedikçe bu mektuba bakmasını, sonra bakıb içindeki emri infaz etmesini ve arkadaşlarından hiç birine ikrah yapmamasını emretmiş idi, Abdullah iki gün yol gidince mektubu açıb baktığında «فَاِذَا نَظَرْتَ اِلَى كِتَابِى هٰذَا فَسِرْ حَتَّى تَنْزِلَ بَطْنَ نَحْلَةَ بَيْنَ مَكَّةَ وَالطَّائِفِ فَتَرَ صَّدْ بِهَا قُرَيْشًا وَ تَعَلَّمْ لَنَا مِنْ اَخْبَارِهِمْ = bu mektubuma baktığın vakıt hemen yürü tâki Mekke ile Taif arasında «Batnınahle» nam mevkie inesin orada Kureyşi tarassud edersin ve haberlerini bize bildiresin» diye muharrer olduğunu gördü. Görünce «sem’an ve taaten» dedi, sonra arkadaşlarına «Resulullah bana Nahleye varıb Kureyşi tarassud etmemi ve haberlerini almamı emretti ve sizden birinize ikrah yapmaktan, yani zorlamaktan da nehyeyledi Binaenaleyh hanginiz şehid olmak ister ve şehadete rağbet ederse gelsin, istemeyen dönsün, bana gelince ben Resulullahın emrini yapacağım» dedi ve hareket etti, arkadaşları da beraber hareket ettiler, hiç biri geri kalmadı, hicaza doğru gittiler, Necran denilen bir ma’dene vardıklarında Sa’d ibni Ebi Vakkas ile Utbetibni gazvanın bir gün biribiri arkasına bindikleri binitleri kayboldu, aramak için ikisi kaldılar, Abdullah ile diğerleri gittiler, Nahleye indiler, derken oraya Kureyşin kuru üzüm vesair me’kûlât ve emvali ticariyye yüklü bir kârbanı uğradı. Kureyşten Amr ibni Hadramî, Osman ibni Abdillah ibni Mugire ve biraderi nevfelibni abdillâh ibnil mugıre ve hişam ibni mugirenin kölesi Hakemibni Keysan vardı, yakınlarına indiler, Ukâşetibni Muhsın bunlara yanaşıb baktı, başını da kazıtmış idi. Bunu gördükleri zaman emin oldular, bunlar bize bir şey yapamaz «فَلَا بَاْسَ عَلَيْنَا مِنْهُمْ» dediler. Bu gün Cumadelahırenin sonu ve ertesi gün Receb idi, bu da Şehri haram idi binaenaleyh Receb girmeden çarpışmaya lüzum gördüler, Vakıd ibni Abdillahi Teymî, Amr ibni Hadramîyi bir okla öldürdü, Osmanibni Abdillah ile Hakemibni Keysan esir oldular, Nevfel ibni Abdillah kaçtı, onu yakalayamadılar, Abdullah ibni Cahş ve arkadaşları kârbanı ve bu iki esiri alıb Medinede Resulullaha getirdiler, bu ganimet islâmda ilk ganimet ve bu katl müşriklerden ilk katl idi, Abdullah arkadaşlarına bu ganimetin humsü Resulullahındır demişti ve halbuki o zaman daha humüs farz kılınmamıştı. Geldikleri zaman Resulullah «ben size Şehri haramda kıtal emretmedim idi» buyurdu. Abdullah «ya Resulallah, ibni Hadremîyi katlettik, akşam hilâli Recebi gördük, bilmiyoruz Recebdemi yoksa Cümadelahırede mi bunu yaptık» dedi. Binaenaleyh Resulullah o ganimetten hiç bir şey almadı. Bunu görünce bu zevat mahvolduklarını zannettiler ve tevbeleri hakkında bir şey nâzil olmadıkça kımıldamayız dediler. Müslümanlardan bunlara bu hususta emrolunmadığınız bir şeyi yaptınız, kıtal ile emredilmediğiniz halde Şehri haramda kıtal mi ettiniz diyenler oldu, Kureyş de «Muhammed ve eshabı halkın tedarüki maişet için çalıştıkları ve korkuda bulunanları emniyette bulunduğu Şehri haramı istihlâl ettiler, Recebde kan döktüler» diye yaygara yaptılar. Mekkede bulunan müslümanlar da «bunlar bunu Cumadelahırede yaptılar» diye reddediyorlardı. Yehudîler de bununla Resulullah aleyhine kendi hisablarına تفأل=tefe’ül ediyorlar, Amr ibni Hadremîyi Vakıdibni Abdillah öldürmüş: Amr =harb ma’murleşti, Hadremî =harb hazırlandı, Vakıd ibni Abdillah =harb ateşlendi» diyorlardı. Hasılı söz çoğaldı ve ekseri müfessirîne göre bu âyet bunun üzerine nâzil oldu.
قُلْ Ya Muhammed!. cevaben de ki قِتَالٌ فٖيهِ bunda bir kıtal كَبٖيرٌ büyük bir günahtır. وَ fakat صَدٌّ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ Allah yolundan, dini haktan meni’ وَكُفْرٌ بِهٖ ve Allaha küfür وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ ve Mescidi haramdan meni’ وَاِخْرَاجُ اَهْلِهٖ مِنْهُ Mescidi haramın ehlini, Muhammed ve eshabını ondan çıkarmak da اَكْبَرُ عِنْدَ اللّٰهِ indallah o kıtalden ve sair kebairden daha büyük bir günahtır وَالْفِتْنَةُ اَكْبَرُ مِنَ الْقَتْلِ fitne de katilden ekberdir. Öyle ıhrac, şirk-ü küfür, nâsı iptidaen veya bakaen islâmdan meni’ dinsizlik neşriyle herkesi belâya sokmak, İbni Hadremînin katlinden daha feci’dir. وَلَا يَزَالُونَ يُقَاتِلُونَكُمْ حَتّٰى يَرُدُّوكُمْ عَنْ دٖينِكُمْ اِنِ اسْتَطَاعُوا halbuki ehli fitne olan o düşmanlar güçleri yeterse sizi dininizden çevirinceye kadar size muharebe edib duracaklardır. وَمَنْ يَرْتَدِدْ مِنْكُمْ عَنْ دٖينِهٖ ve siz müslümanlardan her hangi biriniz dininden döner فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌ de kâfir olarak irtıdaddan tevbe etmiyerek giderse فَاُولٰٓئِكَ artık bu evsaf ile muttasıf olanların حَبِطَتْ اَعْمَالُهُمْ فِى الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِ bütün amelleri, islâm halinde yaptıkları hasenatın hepsi Dünyada ve Ahırette haptolur, telâfisi kabil olmıyacak bir surette tutulur, hakkı hayatı kalmaz, mesaisi heder olur gider وَاُولٰٓئِكَ ve bunlar اَصْحَابُ النَّارِ eshabı nardırlar. هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ o ateşte muhalled kalırlar. Acaba o günah kıtali yapan Eshabı seriyye ne olacak derseniz?