AyetSûreler

Bakara Sûresi 117. Âyet

Medine · Cüz 1 · Sayfa 18

بَدِيعُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ وَإِذَا قَضَىٰٓ أَمۡرࣰا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ ۝١١٧

O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir

Elmalılı Hamdi Yazır meali

Elmalılı Tefsiri

بَدٖيعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ onun Semavat-ü Arzı ne kadar bedi, ne kadar misalsizdir. Bunların seyrine doyulmaz, künhlerine irilmez, Allah bu güzel, bu misalsiz, örneksiz Semavât-ü Arzın mübdirdır. وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا ve o bir işi yapmak isteyince فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ sadece ona «ol!» der فَيَكُونَ o da oluverir. -Başka hiç bir şey’e mühtac olmaz işte milki olan bütün bu Semavat ve Arzı ve bütün bunlardaki şeyleri alettertib hep böyle mücerred bir irade ile sade bir «ol!» demekle ibda etmiştir. Vilâdet ise böyle ibda ile değil, infisal ile güçlükle olur binaenaleyh bütün bu kâinat ile onun arasındaki ilk alâka, böyle bir halikıyet, mahlûkıyet alâkasıdır. Yoksa tevlid-ü tenasül alâkası değildir. Mahlûkat onun zatında bir tegayyürle başlayıb ondan koparak sudur ve tevellüd eden bir eser değildir, hakikî illiyet ve malûliyet alâkasını böyle tasavvur etmek tenakuzdur. Bu, ilk tegayyürü illetsiz tasavvur etmek demektir ve binaena leyh illiyet kanununu nakzeylemektedir, hem böyle olsa idi o, bir gün tükenir, hılkat münkatı olurdu. Hasılı bütün ilimlerin, felsefelerin, hikmetlerin esası olan bu noktada şunu bilmelidir ki mebde’i ılliyet halk-u icaddır. Tevlid-ü ısdar değildir, her tevlid bir halika muhtaçdır ve Allah o halik tealâdır.

Şerayi’i mütekaddime erbabı Allah tealâya hilkatte sebebi evvel olması itibarile «Baba» ıtlak ederlerdi hattâ babaya ebi asgar, Allah tealâya ebi ekber derlerdi, fakat evlâdı var demezlerdi, sonradan cahiller, bundan murad tevlid-ü vilâdet ma’nası zannederek babanın evlâdı olur dediler, oğlu var, kızı var demeğe başladılar, bu ise Allahı bilmemek, ona şirk koşmaktır, çünkü evlâtta babaya bir mümaselet vardır, «elveledü cüz’ü ebih» netekim İsa Allahın oğludur diyenler ona Allah da dediler, bu âyet de bunu isbat etti ve islâmda bundan dolayı Allaha baba demek küfrolmuştur. Böyle bir ma’na için bir tabir, ma’rifetullahda cehle saik olacak gayet muzır, sui ihamlı bir ta’bir olduğundan derhal menedilmelidir. Yehud ve Nasaranın müşriklere iştirak ettikleri şeylerin biri bu veled meselesidir, diğeri de şudur.