Bakara Sûresi 115. Âyet
Medine · Cüz 1 · Sayfa 18
وَلِلَّهِ ٱلۡمَشۡرِقُ وَٱلۡمَغۡرِبُۚ فَأَيۡنَمَا تُوَلُّواْ فَثَمَّ وَجۡهُ ٱللَّهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ وَٰسِعٌ عَلِيمࣱ ١١٥
Bununla beraber, doğu da Allah’ın, batı da Allah’ındır. Artık nereye dönerseniz dönün, orası Allah’a çıkar. Şüphe yok ki, Allah(ın rahmeti) geniştir, O, her şeyi bilendir
Elmalılı Hamdi Yazır meali
Elmalılı Tefsiri
وَلِلّٰهِ الْمَشْرِقُ وَالْمَغْرِبُ öyle olmakla beraber sade o mescidler değil, bütün Meşırk ve Mağrıb, yani bir tarafı Meşrık, bir tarafı Magrıb olan bütün Kürei arz Allahındır. Binaenaleyh فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِ her nerede yönelirseniz orada da Allah yüzü yani Allaha durulacak bir cihet vardır. -onun bir mekânı yoktur, Allah cihetten münezzehdir, fakat bütün cihetler de onundur. Namaz kılmak için her halde bir mescidde bulunmak zarurî değildir. Zahir olan Arzın her tarafında hattâ indezzarure her cihete namaz kılınabilir. Ve Allahın rızasına erilebilir, اِنَّ اللّٰهَ وَاسِعٌ عَلٖيمٌ Allah hem vâsi hem alîmdir.- Vâsidir, rahmet-ü kudreti geniş her şey’i muhit ve kullarına müsaadekârdır, Tahdid olunmaz, tazyikı sevmez. Burada «اَلَامْرُ اِذَا ضَاقَ اِتَّسَعَ» kaidei fıkhiyesine işaret vardır. Alîmdir. Her şey’i bilir ve tamamile bilir, kendine yapılan ibadet her nerede olursa olsun ona agâh olur. Enbiyaya bir kıble emretmesi darlıktan veya ademi ilminden değil, kullarını vikaye ve sirri tevhid ile terbiye etmek içindir. Allah vâsi ve alîm olduğu için mukaddema emrettiği bir kıbleyi neshederek ona mümasil ve hattâ ondan daha hayırlı diğer bir kıbleye tahvil de edebilir. Görülüyor ki bu âyette namaz kılmak için büyük bir tevsi’a ve tahvili kıble emrine de güzel bir mukaddime ve güzel bir teşvik vardır. Ümemi salife mescidlerden başka bir yerde namaz kılamazlarken müslümanlara Küreiarzın her tarafı namazgâh yapılmıştır. Ve Yehudîlere de mem’nu bulundukları Beytülmakdisden daha kadim olan Kâ’beye teveccüh için hissiyatlarını okşıyacak veçhile güzel bir nasıhat verilmiştir.
Ey mü’minler, Allah tealâ böyle vâsi, ve böyle alîm iken Cenneti inhisara almağa kalkan o Yehud ve Nasar anın müşriklere ne kadar benzediklerini gördünüz, bunların müşriklere iştiraki sade bu kadar da değil daha var. dinleyiniz: ١١٦ وَقَالُوا اتَّخَذَ اللّٰهُ وَلَدًا سُبْحَانَهُ بَلْ لَهُ مَافِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ كُلٌّ لَهُ قَانِتُونَ ١١٧ بَدٖيعُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَاِذَا قَضٰٓى اَمْرًا فَاِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُنْ فَيَكُونَ ١١٨ وَقَالَ الَّذٖينَ لَايَعْلَمُونَ لَوْلَا يُكَلِّمُنَا اللّٰهُ اَوْ تَاْتٖينَٓا اٰيَةٌ كَذٰلِكَ قَالَ الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِثْلَ قَوْلِهِمْ تَشَابَهَتْ قُلُوبُهُمْ قَدْ بَيَّنَّا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يُوقِنُونَ
Meali Şerifi